İstanbul'da 1 Mayıs'ın ardından: Dünyayı ayağa kaldıran kadınlarız
- 09:07 2 Mayıs 2026
- Emek/Ekonomi
İSTANBUL - Kadıköy’de 1 Mayıs alanını dolduran kadınlar, "Dünyayı ayağa kaldıran kadınlarız" diyerek barış, eşitlik ve güvenceli çalışma taleplerini haykırdı. Ev işçilerinden emeklilere, öğrencilerden hak savunucularına kadar her kesimden kadın, mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü vesilesiyle İstanbul Kadıköy’de bir araya gelen binlerce kişi, taleplerini meydanlara taşıdı. Rengârenk kortejleri ve talepleriyle alanın en ön safında yer alan kadınlar; ekonomik kriz, baskı politikaları ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı isyanlarını dile getirdi.
'Kadınlar her alanda olmalı'
1 Mayıs alanında en ön saflarda yerini alan Saliha Ay, kadınların mücadelede aktif rol alması gerektiğini vurguladı. Saliha Ay, “Kadınlar alanlarda olmalı. Kadınlar ve Kürt halkı için barış istiyoruz. Kadınların söndürülmemesi için alanlarda olması gerekiyor. Kadınlar her alanda olmalı, mücadelemizi devam ettirmeliyiz” şeklinde konuştu.
'Dünyayı ayağa kaldıran kadınlarız'
İmece Ev İşçileri Sendikası üyesi Nuray Akkaya, ev işçilerinin görünmez kılındığını, emeklerinin sömürüldüğünü belirterek, “1 Mayıs İşçi Bayramı’nda herkesin bayramını kutluyorum. Biz kadınlar üretiyoruz, var ediyoruz. Dünyayı ayağa kaldıran kadınlarız. Kıymeti bilinmeli. Ancak biz ev işçileri olarak görünmez kılınıyoruz. İşçi yasasına dahil edilmedik. ILO 189 sayılı sözleşmenin uygulanmasını istiyoruz. Bu talebimizi haykırmak için alanlardayız” dedi.
'Haklarımızı aramak için alanlardayız'
Öğrenci Ayşe Tolu ise gençlerin geleceğe dair kaygılarını dile getirerek, “Geleceğimizden şüpheliyiz” dedi. Ayşe Tolu, “Haklarımızı aramak için alanlara geldik. Yaşanacak bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Kaygısız bir şekilde yaşayabilmek, geceleri korkmadan dışarı çıkabilmek, okula giderken ‘bugün başıma bir şey gelecek mi’ diye düşünmemek için buradayız” sözlerine yer verdi.
Özgür, demokratik, bilimsel eğitim
Üniversite öğrencisi Çisem Candan da üniversitelerde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Çisem Candan, “Üniversitelerimiz rantın, sermayenin arka bahçesi haline getirilmeye çalışılıyor. Kampüslerimiz ele geçiriliyor. Kampüs içinde saldırıya uğruyoruz, takibe ve tacize maruz kalıyoruz. Özgür, demokratik, bilimsel üniversite talebimiz var ve bu yolda mücadele ediyoruz” dedi.
'İşçileşen öğrencileriz'
Öğrencilerin ekonomik zorluklarla da mücadele ettiğine dikkat çeken Çisem Candan, “Neredeyse her öğrenci part-time çalışmak zorunda. 4 bin gibi komik bir burs alıyoruz, onunla yemekhanede bile yemek yiyemiyoruz. İşçileşen öğrencileriz, kimliğimizi kaybediyoruz. 1 Mayıs bizim için taleplerimizi duyurabildiğimiz bir alan. Gözaltılar, baskılar, tutuklamalar bizi yıldıramaz” diye belirtti.
'Daha insanca yaşanabilir bir hayat'
Emekli Hayriye Sevgieroğlu ise emekli maaşlarının yetersizliğine işaret ederek geçinemediklerini paylaştı. Hayriye Sevgieroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşçinin, emeklinin maaşları ve çalışma koşulları çok kötü. Ben 20 bin lira maaş alıyorum, benim gibi yüzlerce insan var. İşçilerin ve emeklilerin hakları daha iyi olmalı. Daha insanca, yaşanabilir bir hayat istiyoruz.”








