İran’da 63 vekilden idamlara açık destek
- 12:55 5 Mayıs 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- İran’da 63 milletvekilinin, Ocak ayı protestoları sonrası verilen idam kararlarını destekleyerek yargıya teşekkür etti.
İran İslam Cumhuriyeti Meclisi’nden 63 milletvekili, alışılmadık ve dikkat çekici bir bildiri yayımlayarak, Ocak ayı protestocularına yönelik idam cezalarının uygulanması nedeniyle yargı organına teşekkür etti. Bildiride ayrıca Yargı Erki Başkanı’ndan, “protestoların başlıca failleri” olarak tanımlanan kişilere karşı “kararlı, aleni ve ibret verici” bir tutum sergilenmesi talep edildi.
Söz konusu bildiri, İran yargısının 27 Mart 2026’dan bu yana en az 28 siyasi tutsağı idam ettiği yönündeki raporların ardından yayımlandı. Bu sayı içerisinde Ocak ayı protestoları sırasında tutuklanan 13 kişi ile 15 diğer siyasi tutsak yer alıyor.
İdama teşvik
Bildiriyi daha da çarpıcı kılan unsur ise yalnızca idamlara destek değil, kullanılan açık intikam ve baskı dili oldu. İmzacılar, protestoların nedenleri olan yoksulluk, yolsuzluk, siyasi tıkanma ve baskı gibi temel sorunları sorgulamak yerine, yargı mekanizmasını protestocuların fiziksel olarak ortadan kaldırılması ve korkutulması yönünde teşvik etti. Bu yaklaşım, parlamentonun halkı temsil eden bir kurum olmaktan ziyade, infaz ve baskı politikalarını destekleyen bir yapıya dönüştüğü eleştirilerine yol açtı.
Bildiri siyasi yapının bir parçası
Eleştirmenlere göre bu 63 milletvekili, kamuoyunun ya da toplumsal taleplerin temsilcisi değil; aksine, varlığını protesto seslerini bastırmaya borçlu olan siyasi-güvenlik yapının bir parçası. Adalet arayışındaki aileler hala protestolarda hayatını kaybedenler için hakikat ve adalet talep ederken, iktidar kanadından gelen bu tür açıklamalar, toplumsal yarayı daha da derinleştiriyor.
Endişeler arttı
Milletvekillerinin açık desteği, idamların diğer siyasi ve güvenlik dosyalarına da yayılabileceği yönündeki endişeleri artırdı. Böylece ölüm cezasının doğrudan toplumsal korku aracı olarak kullanıldığına dikkat çekiliyor.
İnsan hakları savunucuları, yasama organının halk haklarını koruması gerekirken idam ve baskıyı teşvik etmesinin, rejimin meşruiyet krizini derinleştirdiğini belirtiyor. Uzmanlara göre bu durum, sadece bir siyasi kriz değil, aynı zamanda muhalefetin sistematik olarak ortadan kaldırıldığı bir yönetim biçimine işaret ediyor.
63 milletvekilinin bildirisi, rejimin hala devam eden toplumsal muhalefetten duyduğu korkunun açık bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Siyasi ve toplumsal taleplere yanıt veremeyen yönetimin, yeniden baskı, hapishane ve idam diliyle karşılık verdiği ifade ediliyor. Ancak tarihsel deneyimler, idam politikalarının protestoları susturmak yerine, baskının çıplak yüzünü daha görünür hale getirdiğini gösteriyor.







