Yaşamını yitirenler için anma: Özgür yaşamı inşa edeceğiz

  • 14:53 29 Ağustos 2026
  • Güncel
İSTANBUL - HPG ve YJA-STAR’lı gerillalar için Küçükçekmece ve Bahçelievler'de anma programı gerçekleştirildi. Anmada konuşan TJA aktivisti Sebahat Tuncel, “Şehitlerimize vereceğimiz en temel söz onların mücadelesini sürdürmek ve demokratik, eşit, özgür bir yaşamı inşa etmektir” dedi.
 
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER)  farklı tarihlerde ve farklı yerlerde yaşamını yitiren gerillalar için DEM Parti Küçükcekmece İlçe Örgütü'nde anma programı gerçekleştirdi. Anmaya özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren gerilların aileleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
 
Anmanın yapıldığı alanda masaların üzerinde özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren gerillaların fotoğrafları ve kırmızı, sarı, yeşil örtüler ve kırmızı karanfiller yer aldı. Alan “Şehîd namirin” ve “Şehîdên me rûmeta me ne”, yazılı pankartlarla donatılırken, kitle sık sık "Şehîd namirin" sloganları attı. Anama sinevizyon gösterimi il başladı.
 
'Şehitlerimizin aydınlattığı yolu karartmayacağız'
 
Taziyede konuşan TJA aktivisti Sebahat Tuncel şehitlerin Kürt halkının özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesinde önemli bir miras bıraktığını belirtti. Şehitlerin anısına sahip çıkmanın, onların mücadelesini sürdürmek ve açtıkları yolu başarıya ulaştırmakla mümkün olduğunu vurguladı. Sebahat Tuncel, yeni dönemde demokratik, eşit ve özgür bir yaşamın inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. Sebahat Tuncel, "Bir yandan yoldaşlarımızın şehadetinin doğal olarak ağır bir gelişim ama biz biliyoruz ki onlar anlamlı bir yaşam için mücadeleye katıldılar. Halkımızın, kadınların ve gençlerin özgürlüğü, sömürü düzenine son vermek için mücadeleye katıldılar. Bize dayatılan zulme, sömürüye, kişiliksizleştirmeye, ötekileştirmeye, dilimizi, kimliğimizi ve kültürümüzü yok sayan sisteme karşı var olduğumuzu göstermek ve özgür yaşamak için mücadele ettiler. Eğer bugün şehitlerimize bu kadar kitlesel sahip çıkılıyorsa, bu onların iddiasına, idealine, demokrasi ve barış mücadelesine de sahip çıkmak anlamına geliyor. Onlar biz daha özgür yaşayalım diye bedel ödediler. 
 
 
Bize düşen görev onların bayrağını yere düşürmemek ve anlamlı yaşam mücadelesini sürdürmektir. Eğer bugün Türkiye devleti Kürtlerle masaya oturduysa, Kürt halk Önderliği şahsında müzakere yürütülüyorsa, verilen bu emek, bedel ve çaba sayesindedir. 2014 sonrası mücadeleye katılan ve özellikle 2018, 2019 ve 2020 yıllarında ölümsüzleşen arkadaşlarımız bir miras yarattı ve bugün Türkiye'de başlatılan sürecin yolunu açtı. Şimdi bu yolu açık tutmak ve başarıya ulaştırmak bizim sorumluluğumuzdur. Şimdi bize düşen görev Sayın Öcalan'ın açtığı kapıyı açık tutmak ve halkımızı özgürlüğe taşımaktır. Ortadoğu'da Kürtler artık yalnızca mağdur edilen bir halk değil, bölgenin tarihini şekillendiren bir konumda. Rojava'daki gelişmeler, Türkiye'deki barış süreci ve Jîn, Jiyan, Azadî felsefesinin dünyada karşılık bulması bunun göstergesidir. Şehitlerimize vereceğimiz en temel söz onların mücadelesini sürdürmek ve demokratik, eşit, özgür bir yaşamı inşa etmektir. Önümüzdeki dönemde zindanlardan, dağlardan ve Avrupa'dan geleceklerle hep birlikte yeni bir yaşam inşa edeceğiz. Burada yedi arkadaşımız şahsında tüm Kürdistan devrim şehitlerini saygıyla anıyoruz. Fiziksel olarak aramızda olmasalar da düşünceleri, mücadeleleri ve yarattıkları değerler yaşayacak" ifadelerini kullandı.
 
'Şehitleri mücadelemizde yaşatacağız'
 
32 yıllık tutsaklığının ardından tahliye olan Nevzat Öztürk de  yaşamını yitirenleri anarak, Kürt halkının özgürlük mücadelesinde annelerin büyük bir bedel verdiğini belirtti. Nevzat Öztürk,“Şehit namırın diyoruz, bu sadece bir slogan değil. Onlar fiziki olarak yanımızdan ayrıldılar ama mücadelemizde yanımızda olacaklar. Bu zorlu süreçte birlik olacağız. Her şehit, Kürdistan’ın özgürlüğü için mücadele etti ve biz de onların mücadelesini büyüterek sahip çıkacağız. Annelerin acısını anlayamayız ama onların acısını paylaşıyor, önlerinde saygıyla eğiliyoruz" diye konuştu.
 
Taziye gün boyunca gerçekleştirilen kitlesel ziyaretlerle devam ederken, yaşamını yitiren gerillar için mevlit okutuldu.
 
 
Bahçelievler
 
Bahçelievler ilçesinde de farklı tarihlerde ve yerlerde özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için taziye kuruldu. Taziyeye yaşamını yitirenlerin aileleri, siyasi parti temsilcileri, Barış Anneleri ve çok sayıda kişi katıldı. Taziyenin yapıldı salona “Şehîd Namirin” pankartları açılırken masalara yaşamını yitirenler ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları bırakılarak mumlar yakıldı. Yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan taziyede sık sık “Şehîd Namirin” sloganları atıldı. Ardından sinevizyon gösterimi yapılarak konuşmalar gerçekleştirildi. 
 
 
Taziyeye katılan DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Kürt halkının  “Kürdüm, dilim var, kimliğim var” demek için 27 bin evladını toprağa veren bir halk olduğunu  söyledi.  “Onların toprağa düştüğü hedefleri yüklenenleriz. Biz onurluyuz, bizim başımız diktir” diyen Cengiz Çiçek, 50 yıllık tarihi anlamanın önemine dikkat çekerek, “Her insan hata yapar, günah işler biz de 50 yıllık mücadelenin ev sahibi olarak özne olarak, hatalarımız oldu, eksikliklerimiz, doğrularımız ve militanlığımız oldu. Bu nedenle yaşamın anlamanı toprağa düşenlerin hedeflerini omuzlamaktır. Eğer bizim için bir yaşam varsa bu yaşam özgür ve örgütlü bir yaşamdır. Rahatlığa ve umursamazlığa artık son. Bu yaşanan bir roman değil yaşanan hepimizin geçmişi, bugünü ve geleceğidir. Söz verelim. Mücadeleyi bugüne kadar getirenlere söz verelim. Çünkü miras, son nefesimize kadar 27 bin şehidi unutmamak ve her gün onlarla yaşamaktır” diye konuştu. 
 
 
'Her zamankinden daha örgütlü olacağız'
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin önemine dikkat çeken Cengiz Çiçek, Kürt halkının birlik, beraberlik ve bütünlüğünü her zaman koruyacaklarını vurguladı. Kürt halkının özgürlüğüne düşman olanların Kürt halkının arasına nifak tohumları ekmeye çalıştığını belirten Cengiz Çiçek, “Yürüyüşümüzü parçalamak istiyorlar. Ama söz her zamankinden daha fazla çalışacağız, söz her zamankinden daha örgütlü olacağız. Kürtlük dünyası özgür yaşayacak söz, söz, söz” diye konuştu.