‘Başka çocuklar ölmesin diye mücadele edeceğim’
- 09:04 22 Eylül 2026
- Güncel
Evin Çiftçi
RIHA - İşkenceyle katledilen Muhammed Kendirci’nin 23 Eylül’de görülecek duruşmasına dair konuşan anne Nebihe Kendirci, faillere caydırıcı cezalar verilmesini isteyerek, başka çocuklar ölmesin diye mücadele edeceğini söyledi.
Mesleki Eğitim Merkezi’nde (MESEM) çıraklık ve stajyerlik adı altında ucuz ve güvencesiz iş gücü olarak çalıştırılan çocuklar, denetimden, iş güvenliğinden ve koruyucu tedbirlerden uzak çalışma koşulları nedeniyle ölüm ve ağır ihmallerle yüz yüze kalıyor. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) son raporu, 15-17 yaş grubundaki çalışan çocuk sayısının son beş yılda yüzde 69,6 oranında yükseldiğini ortaya koyuyor. Bu durum, Türkiye’de alınmayan önlemlerin ve yetersiz denetimlerin çocuk ölümlerini ne denli derinleştirdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Riha’nın Hewag ilçesinde 15 yaşındaki MESEM öğrencisi Muhammed Kendirci de çalıştığı marangoz atölyesinde Habip Aksoy tarafından 14 Kasım 2025 tarihinde işkenceye uğradı. Hastaneye kaldırılan Muhammed Kendirci, 19 Kasım 2025 tarihinde yaşamını yitirdi. Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Habip Aksoy, daha sonra yurt dışına kaçmaya çalışırken Dîlok’ta gözaltına alındı ve tutuklandı. Muhammed Kendirci’nin yaşamını yitirmesine ilişkin davanın duruşması 23 Eylül’de Şanlıurfa 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Muhammed Kendirci’nin annesi Nebihe Kendirci, yaşananlara ve dava sürecine ilişkin konuştu.
Hastanede olaya ilişkin delillerin yok edildiğini iddia eden Nebihe Kendirci, “Hastanedeyken oğlumun kıyafetleri yok edildi. Hastanenin başhekimini arayıp, ‘Hocam, hastanede böyle bir olay olmuş, çocuğumun kıyafetleri yok’ dedim. Bana yanıma geleceğini söyledi. Yanıma geldiğinde, ‘Hocam, hani pantolon?’ diye sordum. Bana sadece ‘Çöpe atılmış’ dedi. Bu hastanenin denetimi yok mu, polisi, jandarması yok mu?
Böyle bir olayda o kıyafetler nasıl çöpe atılabiliyor? Çöpe atıldıktan bir saat sonra o çöpte hiçbir şey yoktu. Bu çöp hemen imha edilecek bir çöp müydü? Hâlâ çocuğumun kıyafetleri yok” dedi.
‘MESEM çocukları kullanıyor’
Kimsenin çocuğunu MESEM’e göndermesini istemeyen Nebihe Kendirci, “Gittiği yerde kamera yok, güvenlik, eğitim ve denetim yok. Yusuf Tekin, hani benim çocuğum nerede? Ben çocuğumu okula gönderdim. Benim çocuğum işçi değil ki, orada öğrenciydi. Ben devletin verdiği üç bin, beş bin liraya muhtaç değilim. Ama benim çocuğum o okulu okumak zorundaydı, mecbur kaldık ve gönderdik. Olan benim çocuğuma oldu. Şimdi herkes hayatına devam ediyor. İş yeri hâlâ çalışıyor, MESEM uygulaması devam ediyor. Yusuf Tekin’e, ‘Bu olaylar oldu, ne diyorsunuz?’ diye sorduğumuzda, bu yaşananlar yüzünden MESEM’i kapatamayacaklarını söylüyorlar. Gözümden sakındığım, koruduğum çocuğumu onlara teslim ettim ben. MESEM’de çocuklar her iş için kullanılıyor” diye belirtti.
‘Ceza almalı’
Faillerin caydırıcı cezalar alması gerektiğini vurgulayan Nebihe Kendirci, “Benim çocuğumu öldüren içeride. İleride 3, 5, 10 yıl yatıp çıkacak ama benim çocuğum geri gelmeyecek. Caydırıcı cezalar olsa böyle şeyleri yaşamayız. Benim çocuğum yaşamını yitirdiyse o da hak ettiği cezayı almalı. Telefonu açıp sadece mesajlarımıza, onunla konuşmalarımıza bakabiliyorum. 10 ay oldu, hâlâ oğlumu bekliyorum. Ne günümüz gün ne gecemiz gece... Ayakta durmaya çalışıyorum ama ben tükendim” ifadelerini kullandı.
‘Başka Muhammed’ler için mücadele edeceğim’
“Başka Muhammed’ler ölmesin” diye mücadele edeceğinin altını çizen Nebihe Kendirci, “Buradan herkese sesleniyorum: Yanımızda olmanızı istiyorum. Bu olay herkesi etkileyen bir olay. Bugün benim çocuğum, yarın sizin çocuğunuz olabilir. Herkesi mahkeme günü yanımda görmek istiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Siyasetle mahkeme bir arada olmamalı. Kimin parmağı varsa bu olayın içinde, hepsinin açığa çıkmasını istiyorum. Başka Muhammed’ler ölmesin diye mücadele edeceğim” diye konuştu.








