Pirsûs ovasından Çewlîg dağlarına uzanan mücadele öyküsü

  • 09:03 26 Ekim 2026
  • Portre
Evin Çiftçi
 
RIHA- Kürt özgürlük mücadelesine katıldıktan yaklaşık iki yıl sonra yaşanan bir çatışmada yaşamını yitiren Axîn Jiyan’ın bıraktığı mücadelenin ardından ailesi, “Kızımızın mücadelesi ile mutlu ve gururluyuz. Çocuklarımızın kanının yerde kalmaması için barışın olumlu sonuçlanmasını istiyoruz” dedi.
 
Kürtler, yüz yıllarca soykırım kıskacı altında; yok edilme, inkâr ve imha politikalarına maruz kaldı. Devletin inkar politikalarına karşı ise farklı yer ve zamanlarda çeşitli isyanlar gelişti. “Son isyan” olarak nitelendirilen Kürt Özgürlük Hareketi’nin mücadelesi ile birlikte Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan öncülüğünde Kürt halkının varlığı tüm dünyaya kabul ettirildi. Tarihsel süreç boyunca geliştirilen direniş çizgisi, sadece bir varlık mücadelesi olmaktan çıkıp halkların eşit ve özgür ortak yaşam iradesine dönüştü. Yarım asırlık süreçte Kürdistan’ın dört bir yanından binlerce kişi, Kürt özgürlük mücadelesinde yer almak amacıyla yönünü Kürdistan dağlarına verdi.
 
Direnişi kuşandı, yönünü dağlara verdi
 
Özgürlük mücadelesi ile henüz çocuk yaşlarda tanışan Axîn Jiyan (Emine Oran) da inkar edilen Kürt kimliğine karşı direnişi kuşananlardan biri. Axîn Jiyan, doğup büyüdüğü Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde parti çalışmalarına katılarak aktif faaliyet yürüttü. Ancak liseye geçtiği yılda yürüttüğü bu mücadeleyi yetersiz görerek daha aktif bir rol üstlenmek amacıyla özgürlük mücadelesine katıldı. Axîn Jiyan, özgürlük mücadelesine katıldıktan 1 yıl 8 ay sonra 23 Kasım 2012’de, Çewlîg’in (Bingöl) Dara Hênê (Genc) ilçesi ile Xarpet’in (Elazığ) Pali (Palu) ilçesi arasında yer alan Akdağ bölgesinde yaşanan bir çatışmada yaşamını yitirdi.
 
Axîn Jiyan’ın annesi Halide Oran ve babası Mustafa Oran, kızlarının arkasında bıraktığı mücadele ile gurur duyduklarını belirterek Axîn Jiyan’ı anlattı.
 
Katılım süreci
 
Liseye geçtiği gibi gerillaya katıldığını söyleyen Halide Oran, “1 sene 8 ay orada kaldıktan sonra Bingöl’de şehit düştü. Çok çalışkandı. Kürt olmaktan çok gurur duyuyordu. Araştırma yapmayı seviyordu. Kendi ayakları üzerinde dururdu, sert bir karakteri vardı. İstediğini kafasına koyar ve ne olursa olsun yapardı. Çocukları çok sever, her zaman onlara bakmayı kendine görev bilirdi. Çok çalışkandı” diye ekledi
 
‘Çok cesurdu’
 
“Hep babasının peşinden yürüyüp partiye giderdi” diyen Halide Oran, “Partinin bildirilerini dağıtırdı. Partinin işini yapmaktan çok mutluluk duyuyordu. Okula gidiyorum deyip oradan partiye geçerdi. Korku filan hiçbir şey yoktu içinde. Çok cesurdu” ifadelerini kullandı.
 
 
‘Bu çocuklarımız boşuna şehit düşmedi’
 
Çocuklarının “barış için şehit düştüğünü” belirten Halide Oran, “Barışın olmasını istiyorum. Çocuklarımızın kanının yerde kalmaması için barışın olumlu sonuçlanmasını istiyoruz. Bu çocuklarımız boşuna şehit düşmedi. Bu yüzden barış sürecinin olumlu sonuçlanması için herkes gerekeni yapmalıdır” dedi.
 
‘Kızımızın mücadelesi ile gururluyuz’
 
Axîn Jiyan’ın babası Mustafa Oran ise kızının ardından bıraktığı mücadele ile mutlu ve gururlu olduklarını ifade ederek şu sözleri söyledi: “Kızım gerçek anlamda çok yetenekli ve çalışkandı. Küçükken bende partiye gider gelirdim, bazen o da benimle gelip, giderdi. Partiyi çok severdi. Halkının milletinin yanında olmasını istiyordum. Kürt olmayı, Kürdistan’ı çok severdi. Bu yüzden katılım yaptı. Kızımızın mücadelesi ile hem mutluyuz hem gururluyuz. Ben hiçbir zaman ‘kızım neden şehit düştü’ demedim, diyemedim.”