Çiğdem Kılıçgün Uçar: Yeni bir defter açıyoruz

  • 14:20 7 Kasım 2026
  • Güncel
MELETÎ - Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin aileleriyle bir araya gelen DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Yeni bir defter açıyoruz. Kendi tarihini yazan, kendi mücadelesiyle bulunduğu bütün coğrafyada özgürlüğünü savunan bir halk olarak buradayız” dedi.
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Kürdistan’ın birçok kentinde halkla bir araya gelerek Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni tartışmaya devam ediyor. Mereş’in ardından Meletî’de de düzenlenen buluşmaya DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar katıldı. Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin aileleriyle bir araya gelen Çiğdem Kılıçgün Uçar, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çok sayıda ailenin katıldığı programda, konuşmalar öncesinde özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Bu sırada aileler, “Şehîd namirin” sloganı attı.
 
‘Demokrasiyi bizden çok savunan olmadı’
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, ilk olarak özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri saygıyla andı. Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kürt halkı artık bir dönemi kapatmak istiyor. Evlatlarına özlem duyduğu, acılarını en derinden yaşadığı, evlatlarını kaybetmek zorunda kaldığı bir döneme veda etmek istiyor. Kanın, gözyaşının, inkârın, asimilasyonun, şiddetin değil, bu ülkenin asli unsuru olan Kürtlerin eşit ve özgür yaşayacağı bir yaşam istiyor. Bu ülkede demokrasiyi, barışı bizden daha çok savunan bir halk olmadı. Ne mutlu bize, ne mutlu bu ülkenin kahraman evlatlarına, ne mutlu bu mücadelede adını belki bilemediğimiz binlerce Kürdistan evladına. Onların sayesinde yan yanayız, onların sayesinde adımlarımızı güçlü atıyoruz. O sebeple en çok ailelerimize, böyle evlatlar yetiştirdikleri için teşekkür etmek istiyoruz” dedi.
 
‘Yeni bir defter açıyoruz’
 
Kürt halkının Kürdistan’ın her bölgesinde bütün imha ve kırım politikalarına rağmen varlığını koruduğunu belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bugün hem o mirası hem de o mücadeleyi nasıl taşıyacağımızı tartışacağımız bir zemindeyiz. Bugün hiçbir siyasetçi ‘Kürtler artık yok’ diyemez. Rojava’da DAİŞ barbarlığı, Türkiye’de inkâr ve asimilasyon politikaları, Rojhilat’ta idam cumhuriyeti ile karşı karşıya bırakıldık. Ama hepsinin altından alnımızın akıyla çıkmış, mücadele tarihimizi sahiplenmiş ve hiç kimsenin inkâr edemediği bir halk olarak dört parça Kürdistan’da demokrasi bayrağını yükselten en güçlü siyaset, en güçlü iradeyiz. Yeni bir defter açıyoruz. Kendi tarihini yazan, kendi mücadelesiyle bulunduğu bütün coğrafyada özgürlüğünü savunan bir halk olarak buradayız” şeklinde konuştu.
 
Program, konuşmaların ardından sona erdi.