Wan’da 1 Eylül paneli: Öcalan’ın özgürlüğü barış için şart

  • 17:01 30 Ağustos 2025
  • Güncel
 
WAN - Wan Emek ve Demokrasi Platformu’nun düzenlediği panelde konuşan yazar Fatma İzol, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelerin yetersiz olduğunu belirterek, “Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü talep etmemiz en doğru noktada. Baş müzakerecinin tutsak olması, konunun yetersiz bir şekilde tartışılmasına neden oluyor” dedi.
 
Wan Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında bir panel düzenledi. Wan Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda gerçekleşen panele yazar Fatma İzol, Barış Vakfı Başkanı Hakan Tahmaz ve TİHV Genel Sekreteri Coşkun Üsterci konuşmacı olarak katıldı. Salona “Müzakere, demokrasi, kalıcı barış! / Gotûbêj, demokrasî, aştîya mayînde!” yazılı pankart asılırken, etkinliği çok sayıda siyasi parti temsilcisi, demokratik kitle örgütü üyeleri ve yurttaş takip etti.
 
‘Demokratik cumhuriyetin kendiliğinden olgunlaşması gerekiyor’
 
Yazar Fatma İzol, Abdullah Öcalan’ın 50 yıllık mücadelede sürekli barış talebinde bulunduğunu belirterek,  Abdullah Öcalan’ın yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nda üç temel noktaya işaret ettiğini ifade ederek şöyle dedi: “Birlikte yaşama iradesi, barışta ısrar ve kadının merkezde olması.” 
 
Anadil talebinin ertelenemez bir hak olduğunu vurgulayan Fatma İzol, “Her halk çocuğunu anadilinde okutuyor ama milyonlarca Kürt, hâlâ bunun için talepte bulunmak zorunda kalıyor. Özgürlüğümüz olmadığı için temel insan haklarını istemek durumundayız” ifadelerini kullandı. 
 
Kadınların barış mücadelesindeki rolüne değinen Fatma İzol, “Kürt kadınları barış için ordulaştı. Bu nedenle barışın en büyük talepçileri de kadınlardır” diye konuştu. Abdullah Öcalan’ın sürecin mimarı olarak fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini belirten Fatma İzol, şunları söyledi: “İlk defa Kürtler ve Türkler masaya oturdu ve taraflardan biri tutsak. Baş müzakerecinin tutsak olması tartışmayı yetersiz kılıyor. Sayın Öcalan kendi özgürlüğünden çok barışın nasıl inşa edileceğini konuşmak istiyor. Ama onun tutsaklığı toplumun tutsaklığı anlamına geliyor. Öcalan’ın özgürlüğünü talep etmek en doğru noktadadır.”
 
‘Yeni bir ufuk açan fırsat’
 
Barış Vakfı Başkanı Hakan Tahmaz ise, Dolmabahçe mutabakatından sonra sürecin terk edilmesinin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğini söyledi.  Hakan Tahmaz, “Öcalan’ın çağrısı Türkiye’ye yeni bir ufuk açan bir fırsattır. Bu süreç dünyada benzeri az görülen bir çatışma çözümü örneğidir” dedi.
 
‘Kürt sorunu eşitlik ve adalet meselesidir’
 
TİHV Genel Sekreteri Coşkun Üsterci ise Kürt sorununun özünde eşitlik ve adalet meselesi olduğunu belirterek, “Kürtler bu ülkede yaşayan herkes gibi temel hak ve özgürlükleri eşit biçimde kullanamıyor. Bu da çatışmayı besliyor. Sorun sadece Kürtlerin değil, Türkiye’nin temel meselesidir” ifadelerini kullandı.