İranlı aktivist Nasrin Afzali: İran'da Kürtler örnek olabilir
- 09:03 15 Mart 2026
- Dünya
Öznur Değer
WAN - ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını değerlendiren İranlı aktivist Nasrin Afzali, “Kürt halkı bir koalisyon kurdu. Bu da diktatörlüğe karşı olabildiklerini gösteren çok iyi bir işaret. Bunun, diğer siyasi gruplara iyi bir örnek teşkil edebileceğini düşünüyorum” dedi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattığı saldırı, üçüncüsü haftasına girdi. İsrail ve ABD, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ve Besic başta olmak üzere tüm askeri üslerini hedef alırken, İran da gerçekleştirdiği misilleme saldırılarla Körfez ve bölge ülkelerini hedef alıyor. Gerçekleşen saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda sivil katledilirken, verilen uzlaşma sinyallerinin yanı sıra saldırılar karşılıklı bir şekilde sürüyor.
İranlı insan hakları ve kadın hakları aktivisti Nasrin Afzali, ABD-İsrail ile İran arasında süren savaşa dair değerlendirmelerde bulundu.
ABD ve İsrail’in, İran'daki nükleer enerji ve bunun nasıl kullanılacağı da dahil olmak üzere birçok konuya dair uzun bir anlaşmazlık geçmişinden sonra İran'a saldırdığını ifade eden Nasrin Afzali, “Yani, İran ve ABD arasında nükleer anlaşma konusunda yıllarca süren müzakereler oldu, ancak bu müzakereler tam bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Yaklaşık 8 ay önce 12 günlük bir savaş yaşadık ve ardından müzakereler başladı ama başarılı olamadı ve böylece bu iki hükümet İran'a karşı savaş başlattı” dedi.
İsrail ve İran savaşı
İran ve İsrail arasında uzun yıllardır sorun olduğunu belirten Nasrin Afzali, “İran, İsrail, Filistin ve Lübnan çevresindeki birçok milis gücünü de silahlandırmıştı. Dolayısıyla İsrail, İran'ın İsrail'e karşı savaşan gruplara verdiği bu tür desteğe her zaman son vermek istemiştir. Ve bu savaşla İran'ın sahip olduğu tüm füzeleri ve tüm bu alet ve teçhizatı yok ederek, İran'ın güvenliğini ve dokunulmazlığını sağlayabileceğini umuyorlar” diye belirtti.
‘İran’daki ayaklanma ‘Jin, jiyan, azadî’nin devamı’
2022 yılında, Jina Mahsa Emîni’nin ahlak polisleri tarafından katledilmesinin ardından başlayan “Jin, jiyan, azadî” eylemlerini hatırlatan Nasrin Afzali, “2022'de kadınların ‘Jin, jiyan, azadî’ Hareketi vardı. Ve bu hareket İranlı kadınlar da dahil olmak üzere birçok kişi tarafından memnuniyetle karşılandı ve dünyada da oldukça popüler oldu. İran'daki bu yeni ayaklanma, o hareketin devamı niteliğinde. Artık umutsuzluğa kapılmış ve herhangi bir değişiklikten yana umudu kalmamış, hayal kırıklığına uğramış daha çok insan da harekete katıldı. Yani İranlı kadınlar özgürlüğe yakın mı, değil mi? Onlar umutlular, özgürlüğe daha yakın olduklarını düşünüyorlar ama hala çok fazla belirsizlik var ve İran'daki hükümetin zayıflamasıyla ya da bir tür iç ayaklanmayla bu rejimin sonunun gelmesini umabiliriz” diye aktardı.
‘İran’daki Kürtler örnek olabilir’
İran’daki Kürdistan bölgesine de değinen Nasrin Afzali, “Kürt halkı partilerinde her zaman çok örgütlüydü; İran'daki diğer etnik gruplara ve siyasi gruplara kıyasla daha örgütlüydüler ve bu alanda daha aktiflerdi. Şimdi bir koalisyon kurdular. Bu da farklı grupların farklılıklarına rağmen bir noktada uzlaşabildiklerini ve diktatörlüğe karşı olabildiklerini gösteren çok iyi bir işaret. Dolayısıyla bunun iyi bir şey olduğunu ve belki de diğer siyasi gruplara da koalisyon kurabilecekleri konusunda iyi bir örnek teşkil edebileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Savaşın şimdiye kadar petrol fiyatlarını ve bölgenin geçiş sürecini etkilediğinin altını çizen Nasrin Afzali, tüm uçuşların iptal edildiğini ve ekonomik olarak birçok şeyin etkilendiğini kaydetti. Nasrin Afzali, sürecin daha da uzaması halinde etkilerinin daha ciddi olacağını dile getirdi.
Halk tehdit altında
İran'daki internet kesintisi nedeniyle insanların sağlıklı bilgiye ulaşamadığını söyleyen Nasrin Afzali sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlar seslerini yükseltemiyor ve dünyaya seslerini duyuramıyorlar. Bu çok üzücü, hükümetin uyguladığı çok acımasız bir durum. Bazıları, internet kesintisiyle yaşadığımız bu durumun, internet erişimini kaybetmeden savaş yaşamaktan 10 kat daha kötü olduğunu söylüyor. Bu kelime, İran'da insanlara karşı bir tür ceza, bir tür işkence olarak değerlendirilmelidir. İran'dan gelen raporlara göre, silahlı ve sivil kıyafetli çok sayıda kişi sanayi bölgesinde insanları tehdit ediyor, onlara çok kötü davranıyor, kimliklerini göstermelerini istiyor, araçlarını arıyor ve insanları korkutarak dışarı çıkmaktan caydırmak istiyorlar.”







