Bin bir emekle ilmek ilmek işlenen kilim
- 09:03 24 Haziran 2026
- Emek/Ekonomi
WAN - Çocukluğundan bu yana sürdürdüğü kilim dokumacılığıyla kültürel mirası yaşatan Nesibe Ertaş, kilimin yalnızca bir el sanatı değil, kadınların duygularını, umutlarını ve yaşam hikâyelerini taşıyan bir anlatı olduğunu belirterek, kadınların kültürlerine ve miraslarına sahip çıkması çağrısında bulundu.
Kadının emeği, hafızası ve yaşamla kurduğu bağın en güçlü yansımalarından biri olan kilim, kuşaktan kuşağa aktarılan önemli bir kültür miras olarak varlığını sürdürüyor. Her motifte bir kadın hikâyesini, duygularını, özlemlerini ve direnişini taşıyan kilimler, kadınların görünmeyen emeğini görünür kılan önemli bir üretim alanı olarak öne çıkıyor. Toplumsal yaşamın içinde hem ekonomik hem de kültürel bir değer yaratan kilim dokumacılığı, kadınların kimliklerini, deneyimlerini ve yaşam mücadelelerini ilmek ilmek geleceğe taşıyor. Yalnızca bir dokuma olmayan kilim, aynı zamanda geçmişten bugüne uzanan kültürel hafızanın ve duyguların işlendiği bir anlatı niteliği taşıyor. Her motifte bir hikâye, her renginde bir anlam barındıran kilimler, toplumların tarihini, inançlarını ve yaşam biçimlerini geleceğe aktaran önemli kültürel değerler arasında yer alıyor.
Çocukluğundan bu yana ailesinden kendisine miras bırakılan kilim dokumacılığını 30 yıldır yaşatan Nesibe Ertaş (42), kilim dokumacılığı ile yaşamı arasında kurduğu bağı anlattı.
Unutulmaya yüz tutmuş bir mirasın koruyucusu
Kilim dokumacılığını ailesinden meslek niteliğinde öğrendiğini dile getiren Nesibe Ertaş, çocukluğunda gördüğü ilk öğretinin dokuma olduğunu söyledi. Aynı zamanda Serav (Saray) Belediyesi bünyesinde el sanatları eğitmenliği yaptığını aktaran Nesibe Ertaş, dokumayı ve el sanatlarını çok sevdiğini ifade etti. Kilim dokuma amacına değinen Nesibe Ertaş, “Dokumaya ailemden öğrendiklerimle sıfırdan başladım. Çocukluğuma dayandığı için bu mesleği çok seviyorum ve hâlâ devam ettiriyorum. Yaklaşık 30 yıldır halı dokuyorum. İlk önce bu işi evimde yapıyordum, daha sonra 2010 yılında resmî olarak çalışmaya başladım. Bu mesleği bana sevdiren bir diğer şey ise geleneksel olarak ailemden kalan bir miras olmasıdır ve onu onlardan devraldım. Kilim çok eski bir geleneğe sahip. Bu mirasa sahip çıkmamız gerekiyor. Şu an kültürel mirası taşıyan bir kimliğim var. Unutulmaya çalışılan bir mirası tekrar tanıtmaya ve sevdirmeye çalışıyorum. Tek amacım, bu geleneğin devam etmesi ve bu mirasın kaybolmamasıdır” diye konuştu.
Kilim sanatının yapılışı
Kilimin yapılış şeklinden söz eden Nesibe Ertaş, sırasıyla kilimi nasıl işlediğini aktararak, “Kilimin yapılış tekniğine bağlı tüm malzemeler kontrol edilir. Çizgi ipi hazırlanır, motif ve desen seçilir; bunlar sayılıp kilime göre ayarlanır. Kilim iplerimizi yünden elde ediyoruz. Yünler katlara ayrılarak renklendirme işleminden geçiyor. Bu ipler kuruduktan sonra yıkıyoruz ve ardından dokumaya geçiyoruz” diye ekledi.
‘Kilim bir kadının umudu, ruh hali ve kültürüdür’
Yaptığı her motifin bir anlamı olduğunu anlatan Nesibe Ertaş, dokuduğu her motifin bir şeyi temsil ettiğini vurguladı. Yaptığı her kilim ve motifin ruh halini yansıttığına dikkat çeken Nesibe Ertaş, kilimin bir mesaj ve iletişim aracı olduğunu belirtti. Nesibe Ertaş, “Dokuduğum her motif ruh halime çok iyi geliyor. Kilimin anlamı o kadar saf ve güzel ki onu birkaç kelimeye sığdıramam. Eskiden kilim, iletişim aracı olarak kullanılırdı. Kişi söyleyemediği birçok şeyi kilime dokur ve anlatmak istediği kişiye aktarırdı. Motiflerin anlamı da buradan gelmektedir. Her motifin farklı bir anlamı var. Kilim, bir kadının umudu, ruh hali, kültürü ve geçim kaynağıdır. Kilimin emeği çok ve bazen emeğinin karşılığını alamıyorsun. Bizler buna rağmen geleneği sürdürmeye devam ediyoruz. Günlerimi bir kilim dokumaya veriyorum ama karşılığını gönlümü hoş edecek şekilde alamıyorum” dedi.
Mirasa sahip çıkma çağrısı
Kilim dokumacılığının unutulmaya yüz tutmuş bir kültürel miras olduğunu ifade eden Nesibe Ertaş, kadınlara kültürlerine sahip çıkmaları konusunda çağrıda bulunarak, “Bu mirasın bitmemesi ve kaybolmaması için çalışıyoruz. Elimizden geldikçe kadınlara ulaşmaya çalışıyoruz. Herkes kültürüne sahip çıkmalı ve bu mirası benimsemelidir. Herkes aklındakiyle bu işe başlarsa çok iyi yerlere gelecektir. Bu mirasın canlanması ve kaybolmaması biraz da kadınların elindedir” şeklinde konuştu.







