Dêrsim’de Ana Fatma’da çerağ uyandırıldı
- 16:15 5 Mart 2026
- Güncel
DÊRSIM - DAD Kadın Meclisi, 8 Mart dolayısıyla Ana Fatma ziyaretinde çerağ uyandırarak, “Hakikat ana yoludur” dedi.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların yıldönümü dolayısıyla Ana Fatma ziyaretinde çerax uyandırarak, basın açıklaması yaptı. Etkinliğe Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu’nun yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Burada gulbenglerin okunmasının ardından çeraxlar uyandırıldı. Ardından köprü üzerine gerçekleştirilen açıklamanın basın metnini DAD Kadın Meclisi Üyesi Beser Develi, okudu.
Direniş mirasına ikrar vermek için geldik
“Bizler 'Hakikat Ana Yoludur' belirlemesini esas alan kadim Raa Heq inancının talipleriyiz” diyen Beser Develi, bu belirlemenin asırlar boyunca inançlarının temel ilkesi olduğunu ve bu ilke üzerinden Ana Kadın öncülüğünde rıza toplumsallıkları kurulduğunu söyledi. Dêrsim Ana kadın felsefesinin inançları şahsında hayat bulduğu bir mekan olduğunu vurgulayan Beser Develi, “Bundandır ki toplumsal devamlılığın sürdürülmesinde ve ortaya çıkan sorunların giderilmesinde birçok Ana Kadın öncülük düzeyinde rol üstlenmiştir. Yola sahiplik eden, zulme karşı direnen, teslim olmayan ve topluma öncülük eden nice kadın. Kadın karakterli olarak öne çıkan birçok ziyaretimiz vardır. 8 Mart vesilesiyle bu direniş mirasına ikrar vermek ve tüm ziyaretlerimizi temsilen Jiara Ana Fatma’ya niyaz olmaya geldik. Ana Fatma’nın ışığı ve koruyuculuğu tüm kadınların yanında olsun” dedi.
‘Çeraxlarımız öldürülen mazlumların anısınadır’
Bugünün aynı zamanda Suriye’de gerçekleştirilen Alevi katliamının başlangıç tarihi olduğunu hatırlatan Beser Develi, “Bu büyük katliamın yıldönümü vesilesiyle Alevi kadınlar şahsında Suriye’de katledilmiş her halk ve inançtan tüm canları saygıyla anıyoruz. Uyandırılan çerağlarımız mazlumların anısınadır. Anıları önünde dardayız. Erkek egemenlikli Nehak sistem her gün ve her saat bir kadın katliamı ve taciz-tecavüz olayı yaratmaktadır. Nehak sistem kendi yapısal krizlerini aşmak adına Ortadoğu merkezli olmak üzere dünyanın her yerinde savaşlar üretmektedir. Bu savaşların karar vericileri olan erkek egemenlikle çeşitli ideolojilerin temsilcileri, ‘önce kadınları vurun’ şeklinde ki şaşmaz kurallarını devreye koyarak ilk elden kadınları hedeflemektedirler. Suriye’de Alevi, Kürt ve diğer halk ve inançlardan kadınların son dönemde maruz kaldıkları saldırılar bunun en büyük kanıtıdır. Alevi kadınları kaçıran, Kürt kadınlarının saç örgülerinden dahi korkan ve tepeden tırnağa kadın düşmanlığı ile donanmış bir nefret dışa vurdu kendini” diye konuştu.
‘Barışın öncüsü olma rolümüzü oynamalıyız'
Raa Heq talibi kadınlar olarak tüm erkek egemenlikçi politikalarla mücadele etmeye ve dünya kadınlarının mücadeleleriyle ortaklaşmaya dair ikarlı olduklarını belirten Beser Develi, “Jin-Jiyan-Azadî sloganını bayraklaştıran kadınların, Ortadoğu’da yürütülen savaş politikaları başta olmak üzere gelişen tüm erkek egemenlikçi saldırıları boşa çıkarabilecek güçte olduğuna dair sonsuz inancımız vardır. Savaşların en temel mağduru kadınlar olduğu gerçeğine karşılık, Barış ise en temel kadın duygusu ve bilincidir. Bizler için barış hem bir Kadın ideolojisidir, hem de bir Alevi değeridir. Kainatı, çar anasırın ikrarlı bileşimi olarak görürüz. Hava, toprak, ateş ve su birbirleriyle rızalı bir uyum içindedir. İkrarlı ve rızalı varoluşlar, barışçıl varoluşlardır. İnancımızın kainatı, toplumları, cinsiyetleri ve doğayı algılama biçimi bu şekildedir. Bu bilince talip olan biz kadınlar, başta ülkemizde ki en yakıcı sorun olan Kürt sorunun barışçıl ve demokratik çözümü olmak üzere, tüm savaş ve çatışma politikalarına karşı kuşkusuz barışın öncüsü olma rolünü oynamamız gerekmektedir. Bu topraklar çok acılar çekti, büyük haksızlıklara uğradı. Tüm bunları unutmadan eşitlik temelinde inşa edilmesi gereken barışın biz kadınlara yüklediği vicdani, insani ve toplumsal görevleri var” diye belirtti.







