Ankara’da Suriye’deki Alevi katliamları protesto edildi
- 19:00 5 Mart 2026
- Güncel
ANKARA - Alevi dernekleri ve Emek ve Demokrasi Güçleri, Suriye’de Alevilere yönelik saldırıları yürüyüş ve basın açıklamasıyla kınadı.
Alevi Dernekleri ve Emek ve Demokrasi Güçleri, Suriye’de Alevilere yönelik katliamları protesto etmek için Ziya Gökalp Caddesi’nden Yüksel Caddesi’ne yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından basın açıklamasını Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe okudu. Eylemde “Suriye’de Alevi katliamı var, durdurun” pankartı açılırken, “Suriye’de direnen Alevilere bin selam”, “Sivas’ı yıkanlar AKP’yi kuranlar”, “Adalet hakların elleriyle gelecek” ve “Suriye’de soykırım insanlık suçudur” dövizleri taşındı. Katılımcılar sık sık “Jin, Jiyan, Azadî”, “Emperyalistler yenilecek, direnen haklar kazanacak”, “Alevi halkı yalnız değildir” ve “Yaşasın hakların kardeşliği” sloganları attı.
'Bu bir soykırım pratiğidir'
Suriye’de Alevilere yönelik yürütülen saldırıların bir güvenlik operasyonu değil, ideolojik ve sistematik bir Alevi Soykırımı olduğuna dikkat çekilen açıklamada Lazkiye, Tartus, Hama başta olmak üzere, Alevi yerleşim alanlarının bilinçli biçimde hedef alındığı söylendi. Açıklamada, "Siviller katledilmiş, köyler boşaltılmış, insanlar kimliklerinden dolayı işkenceye uğramış, infaz edilmiş, kutsal mekânlar tahrip edilmiştir. Aleviler işlerinden ve yaşam alanlarından koparılmış ve sokak ortasında katledilmiştir. Amaç çok açıktır. Amaç, yalnızca bir halkı korkutmak veya sindirmek değil; Alevi varlığını tarihsel coğrafyasından silmektir. Bu bir demografik mühendisliktir. Bu bir mezhepçi temizliktir. Bu bir soykırım pratiğidir" denildi.
'Çeteler bölgesel hesaplaşmanın aracı haline getirildi'
"Sahada dolaşan IŞİD artığı selefi-cihatçı çeteler tesadüfen ortaya çıkmamıştır" denilen açıklamada, bu yapıların yıllar boyunca eğitilmiş ve bölgesel hesaplaşmaların aracı haline getirildiği belirtilerek, "Bugün Heyet Tahrir el-Şam adı altında örgütlenen bu karanlık yapının başındaki Ebu Muhammed el-Colani ve benzeri isimler, mezhepçi nefret siyasetinin silahlı temsilcileridir. Suriye'de iş başına getirilen selefi örgütün geçmişi de bugünü de karanlıktır. HTŞ; elleri halkların kanı ile boyanmış bir terör örgütüdür" diye kaydedildi.
'Türkiye'nin Suriye politikası bu tablonun bir parçasıdır'
Mezhepçi, tekçi ve yayılmacı politikalarla hareket eden iktidarların halkları birbirine düşman ederek siyasal ömürlerini uzattıklarına vurgu yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Türkiye’de iktidarda bulunan AKP/MHP hükümetinin yıllardır sürdürdüğü mezhep ve ırk eksenli ve müdahaleci Suriye politikası da, bu tablonun parçasıdır. Sınırların radikal islamcı yapılara açılması, diplomasi yerine askeri ve ideolojik tercihler yapılması, meşruluğu olmayan cihadçı çetelerin beslenip, büyütülmesi, eğitilip, donatılması, bölgeyi barışa değil kaosa sürüklemiştir.
Bu siyaset hem Türkiye halklarına hem de Suriye halklarına ağır bedeller ödetmiştir. Biz buradan açıkça ilan ediyoruz: Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar soykırım niteliğindedir ve insanlığa karşı suçtur. Selefi-cihatçı yapılara verilen tüm destekler kesilmelidir. Emperyalist müdahaleler ve bölgesel güç hesaplaşmaları son bulmalıdır. ABD-İsrail ortaklığının İran’a yönelik saldırgan politikaları derhal durdurulmalıdır. Türkiye mezhepçi ve müdahaleci dış politikayı terk etmelidir. Ortadoğu halklarının kaderi, saraylarda ve savaş masalarında değil; halkların iradesiyle belirlenmelidir."
Açıklama sloganlarla son buldu.







