‘Demokratikleşmenin konuşulduğu dönemde sansür kabul edilemez’

  • 09:08 25 Ekim 2026
  • Güncel
ANKARA- Basına yönelik baskılara karşı yapılan yürüyüşe katılan gazetecilerden Yıldız Yazıcıoğlu, “İktidar, söz konusu gazetecilik olunca susturmak için eşit politikalar izliyor” derken gazeteci Ceren Leventoğlu ise “Barış ve demokratik toplum sürecini konuştuğumuz bu günlerde özgür basına yönelik sansür politikaları hala sürüyor” dedi.
 
Türkiye’de basına yönelik yönelik soruşturmalar, davalar ve dijital sansür her geçen gün artıyor. Son iki yılda televizyon kanallarına kayyım atanırken iktidara yönelik eleştirel yayınlar ise durduruluyor. İletişim Başkanlığının 4 Eylül tarihinde yaptığı açıklamada 2 bin 34 dijital medya hesabına erişim engeli getirildi. Aralarında Mezopotamya Ajansı (MA), JİNNEWS, T24, Medyaradar, Evrensel, Kısa Dalga, soL Haber, Yeni Yaşam Gazetesi ve Bianet’in de bulunduğu yayın organları ile dijital medya hesaplarına erişim engeli getiriliyor. Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneğinin Eylül ayı raporunda ise cezaevinde bulunan tutuklu kadın gazeteci sayısının 9 olduğu kaydedildi.
 
Basına yönelik sansür, gözaltı ve tutuklamalara karşı aralarında Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin de olduğu çok sayıda basın meslek örgütünün “Sansüre hayır! Habere özgürlük” çağrısıyla dün 10 kentte yüzlerce gazeteci alanlara çıktı. 
 
Ankara’da yürüyüşe katılan gazetecilerden Yıldız Yazıcıoğlu ve Ceren Leventoğlu, sansüre karşı dayanışmayı büyütmenin önemini vurguladı.
 
‘Eylemin amacı Meclis’e ve Saray'a sesimizi duyurmak’
 
Gazetecilere yönelik saldırıların cinsiyet ayrımı yapmadığını belirten Yıldız Yazıcıoğlu, “Türkiye de iktidarın en eşit uyguladığı politika gazeteciler yönelik baskılar, sansür, tutuklama ve gözaltı uygulamalarıdır. Ankara Sincan’da Tuğba Tekerek sadece telifli haber yazdığı için cezaevinde Derya Okatan cezaevinde, JİNNEWS sizler zaten çok sayıda sansüre baskıya maruz kaldınız. İktidar, söz konusu gazetecilik olunca susturmak için eşit politikalar izliyor. Ancak gazetecilik suç değildir diyerek burada buluştuk. Eylemin amacı metrelerce uzakta olan Meclis’e ve Saray'a sesimizi duyurmaktı” dedi.
 
‘Sansüre karşı mücadele önemli’
 
Sansüre karşı mücadele etmenin önemli olduğunu vurgulayan Yıldız Yazıcıoğlu, “Gazeteciler içerik üreticisi, youtuber olmak için zorlanıyor. Uluslararası destekler kesiliyor. Gazetecilik profesyonel bir meslek bunun için para kazanmamız gerekiyor. Dayanışma tek başına yeterli değil buraya gelen herkesin Birgün, Evrensel alması gerekiyor. İnternet sitelerini tıklaması gerekiyor” şeklinde konuştu.
 
‘Özgür basına yönelik sansür sürüyor’
 
‘Sansüre, kayyıma karşı sesimizi yükselttik’ diyen Ceren Leventoğlu ise “Barış ve demokratik toplum sürecini konuştuğumuz bu günlerde özgür basına yönelik sansür politikaları hala sürüyor. Hesaplarımıza erişim engelleri geliyor, sitelerimiz kapatılıyor. Mezopotamya Ajansı, Ajansa Welat, JİNNEWS başta olmak üzere pek çok basına dönük sansür devam ediyor. Demokratikleşmeyi konuştuğumuz bugünlerde basına yönelik sansür kabul edilemez. Bizlerde basına yönelik sansürü protesto etmek için toplandık” diye belirtti.