‘Zaman aşımı’ kararı verilen tecavüz dosyası Yargıtay’a taşınacak
- 09:08 3 Ekim 2026
- Hukuk
Rozerin Gültekin
AMED - Z.Ç.’yi sistematik tecavüz eden korucu İzzettin Yardım’ın yargılandığı dosyada avukatların SEGBİS ile bağlantısı yapılmadan “zaman aşımı” kararıyla dosya ikinci kez kapatıldı. Avukatların bağlanmamasının gerekçesi olarak “mübaşir hatası” denildi. Dosyanın avukatı Zozan Akdoğan Nas, dosyayı Yargıtay’a taşıyacaklarını söyledi.
Sêrt’in Dihê (Eruh) ilçesine bağlı bir köyde 2003 yılında Z.Ç.’ye sistematik olarak tecavüz eden korucu İzzettin Yardım’ın “Nitelikli cinsel istismar” suçundan yargılandığı dava Sêrt 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce “zaman aşımı” gerekçesiyle düşürüldü. Karar, Z.Ç.’nin avukatları tarafından 12 Şubat’ta İstinaf’a taşındı. Kararı bozan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7’nci Ceza Dairesi, duruşmanın 23 Eylül’de görüleceğine karar verdi. 1 Ekim'de Diyarbakır 7’nci Ceza Dairesi’nde görülen duruşmada, Z.Ç.’nin avukatları beklenilmeden “Zaman aşımı” kararıyla ikinci kez düşürüldü. Kararın düşürülmesine dair Z.Ç.’nin avukatı Zozan Akdoğan Nas, değerlendirmelerde bulundu.
‘Mübaşir hatası’ denildi
İstinafının hatalı karar sebebiyle yeniden yargılama yapmaya karar verdiğini ancak tekrardan görülen duruşmada avukatlar olarak duruşmaya katılmadan karar verildiğini dile getiren Zozan Akdoğan Nas, “Duruşmada hukuk tarihinde yaşanılabilecek en ilginç olaylardan biri yaşandı. SEGBİS odasında bağlanmayı beklerken tamamen bizden habersiz bir şekilde duruşma görülmüş ve kapatılmış. Yine aynı şekilde zaman aşımı gerekçesiyle, dosyada düşme kararı verilmiş. Yalnız duruşma günü biz SEGBİS odasında beklediğimiz halde biz hiçbir şekilde aranmadan duruşma görülmüş. ‘Mübaşir hatası’ denildi. Biz orada beklerken mübaşirin bizim için de bir talimat oluşturup 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermesi gerekiyormuş. Ama mübaşir talimat yazmayı unuttuğu için bizi beklemeden işte biz duruşma salonunda değilmişiz gibi yargılama yapmışlar. Bizi çok da şaşırtmadı bildiğimiz gibi, kadın dosyalarında ardı ardına özellikle son yıllarda artan bir şekilde failleri cesaretlendiren kararlarla karşılaşmaya daha sık başladık. Mevcut sistemden, işte hükümetin yaklaşımından, toplumun kadına bakış açıcısından hepsinden cesaret alıp ya da hepsinin aslında topluma etkisi olarak düşünebiliriz” dedi.
Dosya Yargıtay’a taşınacak
“Dosya zaten esas yönünden hatalıydı. Bu sefer usul yönünden de çok hatalı bir yargılama oldu” diyen Zozan Akdoğan Nas, dosyayı yargıtaya taşıyacaklarını belirtti. Zozan Akdoğan Nas, “Hem usul yönünden hem de esas yönünden kararın hatalı olması sebebiyle dosyayı Yargıtay'a taşıyacağız. Özellikle kadın ve çocuk dosyalarında ‘rızası var’ denilerek veya ‘delil yetersizliği’ denilerek çoğunlukla bu dosyaların üstü kapatılıyor. Z.Ç. 15 yaşındayken zincirleme bir şekilde cinsel istismara uğramış. Sanık Z.Ç.’yi sürekli tehdit etmiş ve korkusundan bunu söyleyememiş. Sanık aynı zamanda evinde ruhsatlı silah bulunduran bir şahıs. Ama mahkeme bunları görmezden geldi. Rıza olup olmaması tartışmasına girdi. Sanık Z.Ç.'nin kayınpederi. Eruh’un küçük bir köyünde 15 yaşında bir kız çocuğunun kendi iradesiyle kayınpederiyle birlikte olmayı kabul etmesi kesinlikle hayatın olağan akışına aykırı. Bunu mahkemenin de görmesi gerekir, toplumun da bilmesi gerekir. Ama maalesef erkek zihniyeti yine faturayı sanığa değil çocuğa kesti sanığın cezalandırmayıp dosyanın düşmesine karar verdi” ifadelerini kullandı.
'Davanın peşinin bırakmayacağız'
Zozan Akdoğan Nas, son olarak şunları belirtti: “Z.Ç. sonuna kadar bu dosyanın takipçisi, kendi yaşadıklarını başka çocuklar, kadınlar yaşamasın diye adaletin yerini bulmasını, failin cezalandırılmasını talep ediyor. Maalesef kamuoyu eskisi kadar bu dosyalarda duyarlı değil. Kadınların birbirine destek olması, kadının bir kadına yuva olması gerekiyor. Biz ancak bütün kadınlar bir araya gelerek sırt sırta vererek faillerle hesaplaşabiliriz. Yargıtay'dan sonra da gerekli bütün yargı mercilerine sonuna kadar başvuracağız. Kesinlikle dosyanın peşini bırakmayacağız. Adaletin yerini bulması, çocukların kadınların bu ülkede güvenli yaşayabilmesi için elimizden ne geliyorsa bir kadın, avukat ve insan hakları savunucusu olarak elimizden geleni yapacağız.







