Hukuk öğrencileri nasıl bir adalet sistemi istiyor?

  • 09:05 22 Ekim 2026
  • Hukuk
Gülistan Gülmüş
 
SEMSÛR - Yargıya duyulan güvensizliğin gençleri hukuk mücadelesine yönelttiğini belirten hukuk öğrencisi Feriha Selçuk, mezuniyetinin ardından demokratik ve ilerici avukatların yürüttüğü kolektif mücadelenin içerisinde yer almak istediğini söyledi.
 
Toplumsal yaşamın temel unsurlarından olan adalet ve hukuk kavramları, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile birlikte yeniden tartışılıyor. Mevcut yargı sisteminin hak, özgürlük ve eşitlik taleplerini ne ölçüde karşıladığı sorgulanırken, süreç kapsamında gündeme gelen anayasal değişiklik ihtimali de hukuk ve adalet sisteminin geleceğine ilişkin tartışmaları beraberinde getiriyor. Ekonomik ve sosyal sorunların derinleştiği bu dönemde eğitim, barınma ve istihdam alanlarında sorunlarla karşı karşıya kalan gençlerin gelecek kaygısı ve yaşadıkları toplumsal bunalım sürüyor. Hukuk eğitimi alan öğrenciler de bu koşullar ve tartışmalar içerisinde nasıl bir hukuk ve adalet sistemi istediklerini sorguluyor. Bu öğrencilerden biri de hukuk fakültesi son sınıf öğrencisi Feriha Selçuk.
 
‘Mevcut hukuk sistemi toplumsal olmayan bir sözleşmenin ürünü’
Feriha Selçuk, mevcut hukuk sisteminin birçok talebi karşılamadığına dikkat çekerek, “Burjuva liberal hukuk sistemine sahip ülkelere baktığımız zaman mevcut kurallar bütününün proleter kitlelerin barış ve adalet talebini karşılamak konusunda oldukça yetersiz kaldığını görüyorum. Nitekim bu ülkelerde her gün gerçekleşen hak ihlallerine baktığımızda da hukuk kavramının sınıfsallığını sorgulamamız kaçınılmaz oluyor. Marx’ın ‘Altyapı üstyapıyı belirler’ şeklinde formüle ettiği bu belirlemeyle bizler görüyoruz ki hukuk dediğimiz kavram, üretim ilişkilerinde egemen olan sınıfın mevcut sınıfsal eşitsizlikleri, kapitalist birikim modelini ve dolayısıyla emek gücü sömürüsünü garanti altına almak ve esasında proletaryanın iktidar iddiasını bertaraf etmek için hazırlanmış bir metin” ifadelerine yer verdi.
 
‘Burjuvazinin hak ve taleplerini koruma altına almayı amaçlamış bir metin’
 
Yargıya duyulan güvensizliğin birçok genci hukuk alanına yönelttiğini kaydeden Feriha Selçuk, “Bu noktada burjuva hukuk kavramı, ontolojik olarak daha baştan halk kitlelerinin değil, burjuvazinin hak ve taleplerini koruma altına almayı amaçlamış bir metin. Dolayısıyla yoksulların ve ezilenlerin böyle bir hukuk sistemine ve yargıya güvensizlik duyması kaçınılmaz. İnanıyorum ki ülkemizde birçok genci hukuk eğitimi almaya ve hukukçuluğu bir meslek olarak tercih etmeye yönelten, yargıya duydukları bu güvensizlik olmuştur” diye konuştu.
 
‘Sistemin yarattığı kaos ortamından kaynaklanıyor’
 
Dünyadaki öğrenci hareketinin kapitalizmden şikâyetçi olduğunun altını çizen Feriha Selçuk, bunun nedenini şu sözlerle açıkladı: “Eğitim almak için azami miktarda para harcaması gereken, niteliksiz ve ucuz gıda ile beslenen ve çalışmak istediği zaman da emek gücüne pazarda en düşük fiyat biçilen bir gençliğiz. Dolayısıyla biz gençlerdeki bunalımları, depresyon ve intihar eğilimlerini, uyuşturucu madde kullanımını bireysel zaaflar olarak değil, sistemin çıkmazda olmasının yarattığı kaos ortamının bir sonucu olarak yorumluyoruz. Bu sorunun, anayasanın hem başlangıç metninde hem de devamındaki temel hak ve özgürlükleri düzenleyen maddelerde güvence altına alınmış olan sosyal devlet ilkesinin hayata geçirilmesi ve vatandaşların insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşamlarını sürdürme ve kişiliklerini geliştirme haklarının sağlanmasıyla çözüleceğini düşünüyoruz.”
 
Nasıl bir hukukçu olmak istiyor?
 
Yaşanan adalet ve hak krizlerine karşı mücadele hattında yer almak istediğini vurgulayan Feriha Selçuk, şu şekilde konuştu: “Adalet kavramının kendisini gerçekleştirmesinin ancak sömürü temelli ilişkilerin son bulduğu bir düzende mümkün olabileceğine inanıyorum. Dolayısıyla bu gayeyle bir araya gelmiş ve demokratik, ilerici mücadele yürüten avukatların verdiği kolektif mücadeleye çok saygı duyuyor, mezun olduğum zaman böyle bir kolektif hukuk mücadelesinin içerisinde yer almak istiyorum.”