Kayıp ve şüpheli ölüm: İki dosyada bitmeyen belirsizlik
- 09:02 4 Mart 2026
- Güncel
Şehriban Aslan
AMED - Gülistan Doku 6 yıl geçmesine rağmen bulunmazken, Rojin Kabaiş’in Wan’daki şüpheli ölümü de belirsizliğini koruyor. Aileler ve kadın örgütleri etkin soruşturma yürütülmediğinin altını çizerek adalet talebini yineliyor deliller, DNA bulguları ve ihmaller zincirine dair sorular ise aydınlatılmayı bekliyor.
Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Dêrsim’de kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen dosya hâlâ aydınlatılmadı. Yıllar sonra Wan’da da şüpheli şekilde hayatını kaybeden Rojin Kabaiş’in ölümü de benzer biçimde aydınlatılmayı bekliyor. İki kadının akıbetine dair yürütülen soruşturmalar, ailelerin ve kadın örgütlerinin adalet talebine karşın soru işaretleriyle dolu. Delillerin yeterince toplanmadığı, ihmaller zincirinin yaşandığı ve etkin bir soruşturma yürütülmediğine dikkat çekilirken, dosyalardaki belirsizlikler her geçen gün daha da büyüyor.
Gülistan Doku’nun en son sinyal verdiği belirtilen Uzunçayır Baraj Gölü çevresinde yapılan aramalardan sonuç alınamazken, yıllar sonra kurulan özel ekip tarafından yüzlerce saatlik kamera kaydı yeniden inceleniyor. Rojin Kabaiş dosyasında ise Adli Tıp Kurumu raporlarına rağmen DNA bulgularına ilişkin sorular yanıt bekliyor. Aileler, sorumlular ortaya çıkarılana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurguluyor.
Ülkede kadınların kaybolma ve şüpheli ölüm dosyalarında adalet arayışı sürerken, bu iki dosya yalnızca bireysel değil; aynı zamanda cezasızlık, şeffaflık ve etkin soruşturma tartışmalarının da sembolü hâline gelmiş durumda. Yıllar geçse de sorular aynı ne oldu, kim sorumlu ve neden hâlâ gerçekler ortaya çıkarılmadı?
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku 5 Ocak 2020 tarihinde Dêrsim’de şüpheli bir şekilde kayboldu. Gülistan Doku’nun ailesinin aynı gün Dêrsim’e giderek, “kayıp ihbarı” başvurusunda bulunmasının ardından arama çalışmaları başlatılırken, yapılan araştırmalar sonunda Gülistan Doku'nun cep telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarısaltuk Viyadüğü'nde sinyal verdiği belirlendi. Gülistan Doku’nun suya atlama ihtimali göz önünde bulundurularak, Munzur Nehri’nde arama çalışmaları yapıldı; ancak yapılan arama çalışmalarında en ufak bir ize rastlanmadı. Ailenin ve avukatların tüm taleplerine rağmen Gülistan Doku’ya dair karada arama çalışmaları yürütülmezken, devlet yetkilileri ısrarla “suda” olduğunu iddia ederek soruşturmayı titizlikle yürütmedi.
Dosyada şimdiye dek üç savcı değişirken 2024 yılında gelen son savcı 25 Ağustos 2025 tarihinde özel bir ekip kurdu. Dosya, savcı tarafından yeniden incelenmeye başlandı. Soruşturmayı baştan ele alan savcı, özel ekip kurulması talimatı verdi. Özel ekibin, dosyadaki delilleri yeniden inceledi. Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntüleri ve Plaka Tanıma Sistem (PTS) kayıtları toplandı. Gülistan Doku’ya ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. İncelenen görüntülerde de Gülistan Doku’ya dair herhangi bir ize rastlanmazken görüntülerin hala incelendiği belirtiliyor.
Kamu görevlisi detayı
Dosya avukatı Ali Çimen de mail vasıtasıyla 3’üncü bir kişinin soruşturmada örtbasta aktif rol aldığı ve bunu da yine üst düzey kamu görevlisiyle birlikte yaptığını özellikle belirttiğine dikkat çekmişti.
‘Koca bir sır öğrendik’
Geçtiğimiz günlerde Gülistan Doku’nun ailesi X hesabında bir kez daha dosyaya dair paylaşımlarda bulunarak şunları belirtti: “Koca bir sır öğrendik 6 yıl sonra çünkü failler bir bir bize ulaşıyor, çünkü biliyorlar şeytanın büyük oynadığını ve cinayetin ve bütün bunların onların başına kalıp kurban olacaklarını. Şimdilik bu kadarını söyleyelim. Hala gelemeyenler kurban olanlar. Senin hakkın kalmasın katiller caniler başka evlatlarımızı katletmesin toplumda gezmesin bir aile 6 yıl boyunca böyle bir vahşet yaşamasın Adalet yerini bulsun gerekirse gövdemiz katillere katileri koruyanlara dünyaya ibret-i Alem olsun. Siz olanları çocuk oyuncağı mı sandınız?”
Ayrıca aile ve kadın örgütleri, dosyada etkin bir soruşturma yürütülmediğini, delillerin yeterince toplanmadığını ve sürecin başından itibaren ihmaller zinciri bulunduğunu belirterek adalet talebini sürdürdü. Aradan geçen yıllara rağmen Gülistan Doku’nun akıbeti hâlâ aydınlatılmadı.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne dair başlatılan soruşturma, aradan bir yıl geçmesine rağmen aydınlatılmadı. Kaybolduktan 18 gün sonra cenazesi bulunan Rojin Kabaiş’in dosyasında gizlilik kararı sürerken, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) yeni raporu, daha önce vücudunda tespit edilen iki erkeğe ait DNA’nın “bulaş” olmadığını ortaya koydu. Buna karşı DNA’ların kime ait olduğu halen açıklanmazken, soruşturmadaki belirsizlikler ise sürüyor.
Gülistan Doku’da olduğu gibi Rojin Kabaiş olayında da aile ve kadın örgütleri günlerce Rojin Kabaiş’in akıbetini sordu. Aile ve kadın örgütleri akıbet öğrenilenine ve failler ortaya çıkana dek durmayacaklarını ifade ediyor.
Adalet Bakanı ile görüşüldü
Öte yandan 13 Ocak'ta Ankara’ya Adalet Bakanı ile görüşmeye giden baba Nizamettin Kabaiş dosyaya ilişkin Adalet Bakanı ile görüşme gerçekleştirdi. Adalet Bakanı ile yaptıkları görüşmenin iyi ve olumlu geçtiğini belirten Nizamettin Kabaiş, avukatları eşliğinde görüşmelerin sürdüğünü, Rojin Kabaiş’in ailesi olarak tek taleplerinin Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün aydınlatılması olduğunu ifade etti. Nizamettin Kabaiş, “Bakanlık dile getirdiğim her şeyi not etti ve ilgileneceklerini söyledi. Adalet Bakanı ile yaptığımız görüşmeden sonra eğer yine aydınlatılmazsa Meclis’in kapısına gideceğim, orada oturma eylemi yapıp açlık grevine gireceğim. Eğer isterlerse bunu çözerler ama istemiyorlar, o yüzden çözülmüyor” dedi.
‘Failler korunuyor’
Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları da 30 Ocak’ta delilleri karartan ve failleri koruyan iktidar kurumlarına Adalet Bakanlığı önünden seslendi, “İntihar algısı yaratan, delilleri gizleyen ve kamuoyunu yanıltan kurumlar hakkında soruşturma başlatacak mısınız” diye sordu.









