KJAR: Kadınlar korku eşiğini aştı
- 10:46 1 Eylül 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - “Jin, Jiyan, Azadî” devriminin 4’üncü yıl dönümü dolayısıyla açıklama yapan KJAR, devrimin İran halklarının mücadele tarihinde düşünsel ve toplumsal bir dönüşüm yarattığını belirterek, “Özgürlük düşüncesi doğdu; iktidarın gücü onu ortadan kaldıramaz” dedi.
Doğu Kürdistan Özgür Kadın Topluluğu (KJAR), “Jin, Jiyan, Azadî” devriminin 4’üncü yıl dönümüne dair yazılı açıklama yaptı.
KJAR’ın açıklaması şöyle:
“Jin, Jiyan, Azadî Devrimi’nin üzerinden dört yıl geçti. Bu hareket, yalnızca geçici bir talep ya da gündelik bir zulme karşı verilen tepki değil; aynı zamanda İran halklarının mücadele tarihinde düşünsel ve fikrî bir devrim, gerçek bir yenilenmedir. Dört yıldır devam eden mücadele, bu hareketin siyasi yapıda değişim yaratmadan önce toplumun ruhunda ve inancında köklü bir değişim meydana getirdiğini kanıtladı. Bir toplum düşünsel özgürlüğün tadına vardığında ve ruhu özgürleşme duygusuyla donandığında hiçbir güç onu geriye döndüremez.Bugün bu toplumsal başkaldırının 5’inci yılına girerken kültürel ve ulusal çeşitliliğiyle geri döndürülemez bir adım atan canlı bir devrimin sıcaklığında yaşıyoruz. Kadın, bu denklemin merkezinde yalnızca bir cinsiyet olarak değil, insanlık onurunun yeniden canlanmasının ve özgür yaşamın sembolü olarak yer alıyor. Bu mücadele, dönemsel bir ayaklanma olmaktan çıkarak gündelik yaşamın ve toplumsal yaşam yollarının ayrılmaz bir parçası hâline geldi.
Jin, Jiyan, Azadî Devrimi’nin başlangıcından bu yana İran İslam Cumhuriyeti ile ülke dışında onunla uzlaşan kimi hareketler, bu büyük hareketin anlamını boşaltmak ve değersizleştirmek için el ele verdi. Egemen rejim; sistematik şiddeti yaygınlaştırarak, örgütlü yoksulluğu derinleştirerek ve mafya ağları kurarak toplumda ahlaki çöküş yaratmaya, yapısal dönüşümün önünü kesmek için kadınların iradesini kırmaya çalıştı. Ancak bilincin tadına varan kadınlar hiçbir zaman geriye dönmez.
Öte yandan kadınlar, zorunlu başörtüsüne karşı büyük bir mücadele yürüttü ve bu mücadelede kazanımlar elde etti. Ancak Jin, Jiyan, Azadî Devrimi’nin bütün amacı başörtüsünü baştan çıkarmak değildi. Asıl amaç; zorunlu örtüyü kadınların zihninden, iradesinden ve varoluşundan kaldırmaktı. Bu mücadele hâlâ devam ediyor. İran İslam Cumhuriyeti, bu başkaldırının yükünü omuzlarında taşıyan kadınların nihai amacının erkek egemenliğinin bütün zincirlerini kırmak ve özgür bir yaşam kurmak olduğu gerçeğini gizleyemez.
İdamlar
Dört yıl süren baskılar, geniş çaplı idam dalgası, toplu tutuklamalar, katliamlar ve zorla çocuk yaşta evlendirme gibi yapısal zararların artması, özgürlük düşüncesini yok edemedi. Geçen yıl Amerika, İsrail ve İran arasındaki savaşın başlamasıyla dikkatler devletler arasındaki savaşa çevrildi. Oysa en büyük savaş, İran İslam Cumhuriyeti tarafından İran içinde topluma, özellikle de kadınlara karşı yürütülüyordu ve bu süreç hâlâ devam ediyor. Kadınlara yönelik tutuklamaların ve idam cezalarının sayısı artarken; Zeynep Celaliyan, Verîşe Muradî, Pexşan Ezîzî ve Gulrox Îraî gibi tutuklu kadınlarla diğer siyasi tutsakların durumu her geçen gün daha fazla kaygı yaratıyor. Öte yandan bu süreçte çok sayıda kadın, aile içindeki erkekler tarafından katledildi. İran İslam Cumhuriyeti de içerideki baskılarıyla bu şiddeti artırdı. Bu nedenle rejimin suçlarına ilişkin verileri gizleyerek inkâr ettiği koşullarda, bu verileri yayımlamak ve kamuoyuna duyurmak insan hakları örgütlerinin görevidir. Kadınlara karşı işlenen hiçbir suç gizli kalmamalıdır.
Bu nedenle Doğu Kürdistan Özgür Kadın Topluluğu (KJAR), bu tarihsel devrimin yıl dönümünde kadın özgürlük çizgisi, ideolojik ruh ve demokratik öz örgütlenme temelinde mesajını şöyle duyuruyor: İran’ın mücadeleci ve özgürlük isteyen kadınları dört yıldır direniyor, durmaksızın mücadele ediyor ve bu mücadele devam ediyor. Bu tarihsel ve cesur direniş ile eylemler, İran İslam Cumhuriyeti gibi erkek egemen bir rejime karşı başlı başına en büyük zaferdir. Çok sayıda değerli insan, özgür bir yaşama ulaşmak için canını verdi. Onların anısı bu devrimin yolunu aydınlatan meşaledir. Onlar asla unutulmayacak ve kanları özgür bir toplumun temelini oluşturacaktır. Bu nedenle bu devrimin yıl dönümü bir dönemin sonu değil, mücadeleyi sürdürmek ve ilerlemek için güçlü bir sözleşmenin yenilenmesidir.
Kadınlar korku eğişini aştı
İran’daki kadınlar çoktan korku eşiğini aştı. Özgürlük düşüncesi doğdu ve iktidarın gücü onu ortadan kaldıramaz. Çünkü kadınlar bu devrimin anlamının bozulmasına ya da azaltılmasına izin vermeyecek. Bu mücadele; tam özgürlüğün ve adaletin sağlanmasına, demokratik ve eşit bir toplumun kurulmasına kadar daha güçlü adımlarla devam edecek. KJAR olarak, kadınların eğitimine ve örgütlenmesine dayanan ‘Jin, Jiyan, Azadî’ felsefesinin yıllardır Kürdistan’da yaşandığına ve bugün çok uluslu bir nitelik kazandığına inanıyoruz. Bu felsefe, özgür bir toplum ve yaşam yaratmak amacıyla çok sayıda kadını bir araya getirdi. Bu nedenle Jin, Jiyan, Azadî Devrimi’nin yıl dönümünde hep birlikte tek sesle ‘Jin, Jiyan, Azadî’ diyelim; amaçlarımıza ulaşmak için birlikte ve daha örgütlü hareket edelim. KJAR, geçtiğimiz yıllarda bu yolda kesintisiz biçimde adımlar attı ve bu çalışmalar devam edecek. Bu kapsamda Jin, Jiyan, Azadî Devrimi’nin yıl dönümü dolayısıyla hazırlanan programlar, açıklamanın yayımlanmasının ardından önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacak.
Yaşasın Jin, Jiyan, Azadî Devrimi. Yaşasın kadınların birliği ve örgütlü mücadelesi.”










