Birçok kentte anmalar sona erdi: Toprağa düşenlerin sözünü yaşatacağız

  • 14:47 12 Eylül 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Özgürlük mücadelesinde farklı tarihlerde ve yerlerde yaşamını yitirenler için Türkiye ve Kürdistan’da kurulan anmalar sona erdi. 
 
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde, özgürlük mücadelesinde farklı tarihlerde ve farklı yerlerde yaşamını yitirenler için düzenlenen anma verilen mevlitlerle sona erdi.  
 
İstanbul 
 
MEBYA-DER öncülüğünde, özgürlük mücadelesinde farklı tarihlerde ve farklı yerlerde yaşamını yitirenler için İstanbul’un Okmeydanı ilçesinde bulunan Labella Salonu’nda anma programı düzenlendi. Anma alanı; “Şehîd Namirin”, “Em Şehîdên Azadiyê Bîr Tînin”, “Şehîdên Me Rûmeta Me Ne”, “Tekoşîna Wan Rêya Me Ronî Dike” ve “Em Jı Mırınê Mezıntırın” yazılı pankartların yanı sıra Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarıyla donatıldı. Yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ise alandaki masanın üzerinde sarı, kırmızı ve yeşil örtüler ile kırmızı karanfillerle birlikte yer aldı.
 
Anma, yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşu sırasında “Çerxa Şoreşê” marşı okundu. Sık sık “Şehîd namirin”, “Bijî Serok Apo” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganları atıldı. Saygı duruşunun ardından konuşmalar gerçekleştirilerek şiirler okundu. Ardından sinevizyon gösterimi yapıldı.
 
Anmada konuşan DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar, yaşamını yitirenleri anarak Kürt halkının kendi hakikatiyle buluşması için mücadele edenlerin yarattığı değerlerin büyütülmesi gerektiğini vurguladı. Arife Çınar, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Acımızı yaşarken, yasımızı tutarken direniş mücadelesi içinde yaşıyoruz. Bunları hep birlikte yaşatıyoruz. Ortadoğu’da ve Türkiye’de Kürt halkının hakikatiyle buluşmasını sağladılar ve canlarını bu uğurda feda ettiler. Bizler, yaratılan bu değerleri Türkiye’de, Kürdistan’da nasıl büyütebiliriz? Bugün nasıl hep birlikte yan yanaysak buna devam edip mücadele edeceğiz. Bunu arkadaşlarımıza borçluyuz. Şehit namirin. Çünkü onlar bu topraklarda ışık oldular, yeni yaşamın felsefesini bu topraklarda inşa ettiler.”
 
‘Onları mücadeleleriyle tanıyoruz’
 
Daha sonra söz alan TJA aktivisti Sebahat Tuncel, yaşamını yitirenlerin inkâr ve asimilasyon politikalarına karşı ses olmak ve sessizliği bozmak için mücadele ettiğini belirterek yaşamını yitirenlerin bıraktığı mücadele mirasına sahip çıkılması ve sürecin başarıya ulaştırılması gerektiğini vurguladı. Sebahat Tuncel, “Toprağa düşen yiğitler bu sessizliği bozmak için mücadele ettiler. İnkâr ve asimilasyon politikalarına hayır demek, ses olmak için yürüdüler. Biz de onlara ses olmak için konuşmalı, mücadele etmeliyiz. En cesur gençlerdi onlar. Ateşin ve güneşin çocuklarıydı. Bu cesaret karşısında bize düşen, bu cesareti gösteren yoldaşları anlamak ve gereğini yapmaktır. Bunları yaparsak onlara layık oluruz. Onlar, yeni yaşam için mücadele edenler ve bizi karanlıktan aydınlığa götürenlerdi. Kürt halkına ve kadınlara öncülük ettiler. Onlar bireydiler; kararlarını kendileri aldılar, hayatlarını seçtiler. Tüm Kürdistan’ın evladı oldular. Onları fizikken tanımasak da mücadeleleriyle tanıyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Toprağa düşenlerin sözünü yaşatacağız’
 
Cengiz Çiçek, anma törenlerinin neden yapıldığını sorgulayanlara tepki gösterdi. Kürtlüğün inkâr edilmesinin barışı değil, savaşı körüklediğini vurgulayan Cengiz Çiçek, sözlerine şöyle devam etti: “Toprağa verdiklerimize söz verdik. Söz, acıyı paylaşarak toplumsallaştırmak, acımızı sağaltmaktır. Biz buradayız; bu halkın devrimci, özgürlüğe âşık çocukları ayakta. Söz, toprağa düşenlerin yasını tutarken uğruna hayatlarını kaybettikleri değerleri yaşatmaktır. Hâlâ birileri diyor ki ‘Niye bu kadar uzatıyorsunuz, bu törenler neyin nesi, bu yas neyin nesi?’ Kürtlüğü inkâr edenler barışı değil, savaşı körüklüyor. Kürdistan’da anneler evlatlarının acısını yaşarken, yeni bir döneme kapı aralarken elbette yitirdiklerimizi anarak devam edeceğiz. Öyle bir mücadele hafızamız var ki dönüp yoldaşlarımızın yasını tutamazdık. Atakan Mahir’in dediği gibi, dönüp yas tutsaydık mücadele edemezdik.”
 
Anma, yaşamını yitirenler için mevlit okutulmasıyla sona erdi.
 
Mûş 
 
MEBYA-DER öncülüğünde, Mûş’un Milazgir (Malazgirt) ilçesinde özgürlük mücadelesinde farklı tarihlerde yaşamını yitirenler için toplu anma gerçekleştirildi. Anmaya kentin merkezinden, Gimgim (Varto) ve Kop (Bulanık) ilçelerinden yaşamını yitirenlerin ailelerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Anmaya, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar katıldı.
Anmanın yapıldığı salona yaşamını yitirenlerin fotoğrafları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterleri ve “Em şehidin azadiye bi bîr tînin”, “Şehîd roniya riya me ne” pankartları asıldı. Saygı duruşuyla başlayan anmada “Çerxa Şoreşê” marşı okunurken sık sık “Şehîd namirin” ve “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı. 
 
‘Tarihî bir süreçten geçiyoruz’
 
Burada konuşan DEM Parti Mûş milletvekili Sümeyye Boz, “Bugün öyle bir zaman dilimindeyiz ki tarihî bir süreçten geçiyoruz. Binlerce şehit verdiğimiz bir dönemde bütün Muş halkı, ilçe örgütleriyle birlikte aramızda. Onların karşısında saygıyla eğiliyoruz. Bu onurlu yaşamı bize armağan edenlerin karşısında, devrimci mücadelelerinin anısına saygıyla eğiliyoruz. Kültürümüzü ve dilimizi yaşayabiliyorsak onlar sayesindedir. Aileler, yurtseverler ve bu devrim yolunu benimseyenlerin verdiği mücadeleler sayesinde bugün buradayız. Önder Apo’nun başlattığı bu süreç bize barışı armağan edecektir. Bu süreci başlatanlara borçluyuz. Bu onurlu barış sürecinde bütün sorumluluk artık bizim omuzlarımızdadır. Bu süreci sahiplendikleri için bütün ailelerimize ve Kürt halkına minnettarız.”
 
‘Çocuklarınız Kürtleri dünyaya tanıttı’
 
Ardından konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kürt gençleri, inkâra karşı topraklarına özgürlük getirmek için mücadeleye başladı. Biz bugün şehitlerimizden hatıra istemeyeceğiz. Onlar bizimle yaşıyor. Ailelerimiz bilsin ki çocuklarınız Kürtleri dünyaya tanıttı. Artık kimse ‘Kürt yok’ diyemez. Çocuklarınız bize özgürlüğü hediye etti. Bizim de onların hediyesine sahip çıkmamız gerekiyor. Kültürümüzü, kimliğimizi, dilimizi savunmamız gerekiyor” sözlerini kullandı.  
 
Yaşamını yitirenler için okunan mevlit dualarının ardından program konuşmalarla devam etti. 
 
Anma, sinevizyon gösterimiyle sona erdi.