Meclis’te ‘İdare ve Gözlem Kurulları kaldırılsın’ çağrısı
- 18:55 14 Ekim 2026
- Siyaset
ANKARA - Cezaevlerinde İdare ve Gözlem Kurullarının verdiği kararlarla tutsakların tahliyelerinin engellendiğini belirten DEM Parti Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, kurulları “paralel ideolojik sorgu mahkemesi” olarak nitelendirerek, kurulların kaldırılmasının Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından zorunluluk olduğunu vurguladı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, partisinin “Cezaevlerinde İdare ve Gözlem Kurullarının verdiği keyfî kararların yol açtığı ihlallerin araştırılması” başlıklı grup önergesi üzerine Meclis Genel Kurulu’nda konuştu. Konuşmasına cezaevlerindeki siyasi tutsakları ve ailelerini selamlayarak başlayan Nevroz Uysal Aslan, İdare ve Gözlem Kurullarının infaz erteleme kararlarıyla tutsakların özgürlüklerinin engellendiğini belirtti.
Konuya ilişkin daha önce verdikleri önergelerin reddedildiğini hatırlatan Nevroz Uysal Aslan, “Umuyorum ki bu son önergemiz olsun. Çünkü bu kurulların kaldırılması hukuk, evrensel ilkeler ve içerisinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından artık bir zorunluluktur” dedi.
‘Hukuki ve demokratik adımların çerçevesi ortaya konuldu’
2024 yılında siyasi zemini oluşan ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile yeni bir aşamaya geçen sürece dikkat çeken Nevroz Uysal Aslan, şöyle konuştu: “Asrın çağrısıyla tarihsel bir aşamaya ulaşan süreçte bir yandan silahlı mücadeleden demokratik siyasete, bir yandan devletin 100 yıllık inkâr ve asimilasyon anlayışından demokratik anayasal çözüme geçişi esas aldığımız iki yönlü tarihsel bir paradigma değişiminin hukuksal zeminini yaratmaya çalışıyoruz. İşte bu komisyon raporu, tüm eksiklerine ve eleştirilere rağmen bu süreçte atılacak hukuki ve demokratik adımların çerçevesini ortaya koydu.”
‘Rapora ve Meclis iradesine rağmen infazlar erteleniyor’
Söz konusu raporda infaz adaletinin sağlanmasına ilişkin düzenlemelerin de yer aldığını belirten Nevroz Uysal Aslan, koşullu salıverme şartlarının daha adil ve eşit biçimde ele alınması ile hasta ve yaşlı tutsakların yaşam hakkına ilişkin sorunların gündeme getirildiğini söyledi.
Raporda, “Cezaevleri, idari ve gözlem kurullarının yapısı ve karar süreçleri, uygulamadaki aksaklıklar tespit edilerek gözden geçirilecek” ifadesinin yer aldığını aktaran Nevroz Uysal Aslan, şu soruları yöneltti: “Bu rapora ve 467 milletvekilinin ortaya koyduğu bu iradeye rağmen hâlâ İdare ve Gözlem Kurulları tarafından infaz erteleme kararları nasıl çıkıyor? İktidar sıraları bu rapora ve imza attığı yasaya sahip çıkmayacaksa bu sürecin gerekleri nasıl yerine getirilecek?”
‘Siyasi sorularla tahliyeler engelleniyor’
İdare ve Gözlem Kurullarının siyasi değerlendirmelerle tutsakların tahliyelerini engellediğini belirten Nevroz Uysal Aslan, “Biz barışın hukukunu inşa etmek için birçok kanun teklifi veriyoruz. Biri de bu kurullarla ilgilidir. Ancak bu kurullar eliyle ayrımcılıkla, keyfiyetle, siyasi değerlendirmeyle verilen her kararla aslında bir provokasyona imza atılarak tahliyeler engellenmiş oluyor” ifadelerini kullandı.
Kurullarda tutsaklara siyasi sorular yöneltildiğini aktaran Nevroz Uysal Aslan, “Tutsaklara soruluyor: ‘PKK yeniden kurulur mu? Kurulursa katılır mısın? Başka bir örgüt olursa ne yaparsın?’ Örneğin Sincan’da infazı 7 kez ertelenen ve salı günü bir kez daha kurula çıkmak için Kayseri Bünyan’da bekleyen Selmin Demirbağ’a ‘Kaç kişi silah bıraktı?’ diye sorulmuş. Tutsaklar kendi aralarında konuşsa, gazete alsa, birbirlerine mektup yazsa disiplin soruşturmasına konu edeceğiniz meseleyi İdare ve Gözlem Kurulunda kendilerine sormaya çalışıyorsunuz” diye konuştu.
‘Kurullar mahkeme gibi hüküm veriyor’
Bazı cezaevlerinde Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirme yapmanın dahi disiplin soruşturmasına konu edildiğini belirten Nevroz Uysal Aslan, kurulların siyasi sorularla tutsaklardan zorla bilgi almaya çalıştığını kaydetti. Kurulların mahkemelerin yerine geçerek karar verdiğini ifade eden Nevroz Uysal Aslan, Tekirdağ 2 No’lu Cezaevi’nde bulunan bir tutsağın durumunu örnek gösterdi. Söz konusu tutsağın yargılamasının tamamlandığını ve başka bir dosyadan beraat ettiğini aktaran Nevroz Uysal Aslan, tahliye edilmesi gerekirken kurulun 11 ay geriye dönük değerlendirme yaparak “iyi hâlli değildir” raporu hazırladığını belirtti.
Nevroz Uysal Aslan, kurulun ayrıca yargılama sırasında tutsağa yöneltilmeyen bir suçlamayı kararına gerekçe yaptığını belirtti.
‘Puanı yüksek olanlara ideolojik gerekçeler sunuluyor’
Kırıkkale B Tipi Cezaevi’nde bulunan Mustafa Ekmekçi hakkında da benzer bir karar alındığını belirten Nevroz Uysal Aslan, değerlendirme puanlarının tahliye kararlarında farklı biçimlerde kullanıldığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Bakın, değerlendirme puanı düşükse zaten siyasi değerlendirmeye ihtiyaç duyulmuyor. Değerlendirme yüksekse ise ideolojik gerekçeler devreye giriyor. Bayram Acar’ın geçmiş dönemlerdeki tüm puanları 60’ın üstünde. Son değerlendirmesinde 58,92 verilerek yönetim servisinin üç muhalefet şerhi olmasına rağmen tahliyesi engelleniyor.”
‘Hasta tutsakların yaşamları tehlikeye atılıyor’
İdare ve Gözlem Kurullarının hasta ve yaşlı tutsaklara ilişkin kararlarına da dikkat çeken Nevroz Uysal Aslan, bu kararların tutsakların yaşamlarını tehlikeye attığını vurgulayarak, 75 yaşındaki Mehmet Said Yıldırım’ın infazının üçüncü kez ertelendiğini hatırlattı. Nevroz Uysal Aslan, Sincan Cezaevi’nde bulunan Nedime Yakla ve Hicran Binici’nin de infazları ertelenen tutsaklar arasında olduğunu aktardı.
‘Yeni bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmalı’
Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun çalışmalarını da eleştiren Nevroz Uysal Aslan, komisyonun 28’inci yasama döneminde, 3 yıl 4 aylık süreçte yalnızca 10 kez toplandığını belirtti. Cezaevlerindeki hak ihlallerinin yeterince araştırılmadığını söyleyen Nevroz Uysal Aslan, komisyonun bu süreçte 12 rapor hazırladığını, ancak raporların büyük bölümünün ana komisyonda tartışılmadığını ifade etti.
Nevroz Uysal Aslan, “Hapishaneleri gezmekle, uygulanmayan raporları yazmakla iş bitmiyor. Meclis’in denetimi hapishane gezmekle de yetmiyor. Hukuksuzluk somut, hak ihlalleri maalesef ki ortada. Bu nedenle bu kurulların yapısını ve karar süreçlerini gözden geçirecek yeni bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması çağrısında bulunuyoruz” diye konuştu.







