Çapa’da tacize tepki: Güvenli çalışma ortamı istiyoruz
- 13:43 22 Ekim 2026
- Güncel
İSTANBUL- Çapa’da 9 ay boyunca süren sistematik tacize ilişkin açıklama yapan SES İstanbul Aksaray Şubesi, etkili ve şeffaf soruşturma yürütülmesini, kadın emekçilerin mahremiyetini ve güvenliğini sağlayacak acil önlemler alınmasını istedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Aksaray Şubesi, İstanbul Fatih ilçesinde bulunan Çapa İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi’nde sistematik taciz olayına ilişkin hastanenin önünde basın açıklaması düzenledi. "Koruma aklama yargıla", "Asla yalnız yürümeyeceksin", "Cinsel saldırı suçtur aklanmaz", İş yerinde şiddete tacize mobinge son", Hastanelerde tacizci tecavüzcü istemiyoruz" yazılı dövizlerin taşındığı açıklamada, "İş yerinde tacize sessiz kalmayacağız. Çapa'da güvenli çalışma ortamı istiyoruz. Tacize şiddete hayır" yazılı pankart açıldı. Sık sık, "Baskılar bizi yıldıramaz", "Koruma aklama failleri yargıla", "İş yerinde taciz münferit değil", Güvenli çalışma istiyoruz" sloganları atıldı. Basın açıklamasını Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul temsilcisi Güneş Cengiz okudu.
‘Kadınlar iş yerlerinde güvende değiller’
Çapa’da acil cerrahi servisinde personel tuvaletinin bulunduğu alanda 9 ay boyunca süren taciz olayının kadın emekçilerin en temel mahremiyet alanını ihlal ettiğini belirten Güneş Cengiz, “Kadınların, en temel mahremiyet alanlarında dahi kendilerini güvende hissedememesi, yaşananların yalnızca bir kişinin eylemi olarak değerlendirilip geçiştirilemeyeceğini açıkça göstermektedir. Kadın emekçilerin güvenliği bir lütuf değil, en temel haktır. Bu hakkı sağlamak ise yönetimin görevidir” dedi.
‘Sorunlar görmezden geliniyor’
Güneş Cengiz, yaşanan güvenlik sorunlarının ve taciz olaylarının arkasında çalışanların sorunlarını yok sayan yönetim anlayışının yattığını söyledi. Kötü yemeklerden yoğun iş yüküne, fiziki koşulların yetersizliğinden güvenlik eksikliğine kadar birçok sorunun biriktiğine dikkat çeken Güneş Cengiz, “Çalışanların güvenliğini, sağlığını, beslenmesini, çalışma ortamını, ruhsal ve maddi sorunlarını görmezden gelen; bütün bu sorunlara rağmen yüksek performans bekleyen yönetim anlayışı, emekçilerin yaşamını ve çalışma koşullarını giderek ağırlaştırmaktadır. Yaşadığımız bu taciz olayının nedeni, emekçilerin sorunlarının görmezden gelinmesidir” diye belirtti.
‘Kurum itibarı gerekçesiyle sorunlar örtbas edilemez’
Olayların kurumun itibarını koruma gerekçesiyle üzerinin kapatılmasının failleri cesaretlendirdiğini belirten Güneş Cengiz, “Yaşanan tacizlerin, ihlallerin ve güvenlik sorunlarının kurumun itibarı zarar görmesin diye örtbas edilmesi ya da önemsizleştirilmesi, kurumu korumaz. Tam tersine, faillerin cesaret bulmasına, kadınların sessizliğe zorlanmasına ve benzer olayların önünün açılmasına neden olur. Kurumun itibarı, sorunları gizleyerek değil; sorumluluk alarak, şeffaf davranarak ve çalışanların haklarını koruyarak sağlanabilir. SES olarak biliyoruz ki kadınların güvenli olmadığı bir iş yeri, emekçilerin tamamı için güvenli değildir. Tacize karşı mücadele, yalnızca olay yaşandıktan sonra alınacak önlemlerle sınırlı tutulamaz. Tacizi mümkün kılan koşulların ortadan kaldırılması, kadınların beyanlarının ciddiyetle ele alınması ve sorumluların hesap vermesi gerekir” sözlerini kullandı.
Açıklamanın sonunda Güneş Cengiz, SES Aksaray Şubesi olarak hastane yönetimine şu talepleri sıraladı:
“*Şeffaf soruşturma: Yaşanan olay tüm yönleriyle, etkili ve şeffaf biçimde soruşturulmalı; sorumlular hakkında mevzuat çerçevesinde gerekli işlemler yapılmalıdır.
*Mahremiyet ve güvenlik: Kadın emekçilerin mahremiyetini ve güvenliğini sağlayacak acil önlemler alınmalıdır.
*Fiziki koşulların düzeltilmesi: Hastanenin bütün birimlerindeki tuvalet ve soyunma odası sorunları tespit edilmeli, kalıcı ve uygun fiziki koşullar sağlanmalıdır.
*Güvenilir bildirim mekanizmaları: Taciz ve şiddet bildirimlerinin üzerinin örtülmesine izin verilmemeli; çalışanların korunacağı, gizliliğin gözetileceği ve misillemeye maruz bırakılmayacağı mekanizmalar oluşturulmalıdır.
*İnsanca çalışma koşulları: İş yükü, beslenme, çalışma ortamı, ruhsal iyilik hâli ve maddi sorunlar dikkate alınarak insan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlanmalıdır.
*Katılımcı yönetim: Kadın emekçilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanmalı, sorunlar çalışanlarla birlikte tespit edilip çözüme kavuşturulmalıdır.”
Açıklama, “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganlarıyla son buldu.







