Barış Anneleri: Özgürlük için mitinglere katılalım
- 09:02 25 Haziran 2026
- Güncel
İSTANBUL - İstanbul mitingine katılım çağrısı yapan Barış Anneleri, ‘Miting sadece bir buluşma değil, adil özgür ve barış dolu bir dünya isteyen herkesin sesini birleştirmesi gereken tarihi bir sorumluluktur” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle 27-28 Haziran tarihlerinde Amed, İstanbul, Wan, ve Mersin’de mitingler düzenlenecek. Mitingler, “Özgür Önderlikle demokratik topluma” şiarıyla yapılacak.
İstanbul mitingi 28 Haziran saat 16.00'da Bağcılar ilçesi Özgürlük Meydanı’nda gerçekleşecek. Mitinge DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, konuşmacı olarak katılacak. Mitingte Koma Agirê Jiyan ve Tara Mamedova da sahne alacak.
İstanbul’un dört bir yanından mitinge katılma çağrısı için çalışmalar hız kesmeden sürüyor.
İstanbul Barış Anneleri Meclisi üyeleri talepleri için mitingde olacaklarını ve herkesi katılmaya davet etti.
Ayten Toprak, eşit, özgür ve daha adil bir yaşam talebi olan herkesin mitinge katılmasını isteyerek, orada sözünü söylemesini istedi. Barış ve özgürlük için mitinge katılımım önemli olduğunu söyleyen Ayten Toprak, "Cezaevlerindeki tutsaklar için orada olmamız gerekiyor" dedi.
'Barışın sesini yükseltelim'
“Özgürlük mitingi"nin, adalet talebinin güçlü bir şekilde yükseltileceği bir alan olacağını belirten Gülsüm Dağ, “Yaşamın her alanında barış sesini yükseltiyoruz. Herkesin mitinge gelmesi gerekiyor. Çünkü özgür ve huzurlu bir gelecek, tek bir kesimin değil, yediden yetmişe herkesin omuz omuza vermesiyle mümkündür. Çocukların neşesi, gençlerin umudu ve yaşlıların tecrübesiyle mitignde bir araya gelmek, yarınlara bırakılacak en değerli mirastır. Bu yüzden miting, sadece bir buluşma değil; adil, özgür ve barış dolu bir dünya isteyen herkesin sesini birleştirmesi gereken tarihi bir sorumluluktur” diye belirtti.
'Karşılıklı samimi adımlar atılmalı'
Behiye Duman, süreç kapsamında iktidarın somut adım atmamasını eleştirerek, şöyle devam etti: "Gerçek bir demokrasi süreci, karşılıklı irade ve samimi adımlarla yürütülebilir. Yediden yetmişe herkesin yaşamın her alanında barış sesini yükselttiği bu dönemde, iktidarın çözüme yönelik somut adımlar atmaması toplumsal ayrışmayı derinleştirmektedir. Bu yönüyle miting, sadece bir hak arayışı değil; iktidarı sorumluluk almaya çağıran, barışın tek taraflı çabalarla değil, topyekun bir sahiplenme ve eşit bir entegrasyonla mümkün olacağını haykıran tarihi bir duruştur.
'Çözüm özgürlükle mümkün'
Kürt sorununun demokratik çözümü ve gerçek bir toplumsal entegrasyon için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne kavuşması kaçınılmaz bir zorunluluktur. O özgür olmadan kimse özgür olamaz.
Tüm toplumun, hukukun ve demokrasinin özgürleşmesiyle doğrudan bağdaştırılmaktadır. Kürt halkının barış adına attığı adımlara karşı iktidarın ısrarla adımsız kalması ve tecrit politikasını sürdürmesi, çözümsüzlüğü derinleştirmektedir. Hakiki ve kalıcı bir barışın ancak bu tecrit sarmalının kırılarak muhatapların özgürce sürece dahil edilmesiyle inşa edilebilir."
Mitinge çağrı
Tutsakların fiziki özgürlüklerine kavuşması gerektiğini dile getiren Behiye Duman, şu çağrıda bulundu: “İktidar zindanların kapılarını kapatarak çözümsüzlüğü büyütmektedir. Yediden yetmişe herkesi yaşamın her alanında sesini yükseltmeye çağırıyoruz. Abdullah Öcalan’ın ve tüm siyasi tutsakların özgürleşmediği bir iklimde, tüm toplumun aslında görünmez zincirlerle bağlı kalacak. Defalarca kez söyledik; kalıcı bir barışın ancak cezaevi duvarlarının ardındaki seslerin özgürlüğe kavuşmasıyla inşa edilebilecektir. Tamda bu anlamda herkesi mitinge davet ediyoruz.”








